Daha önce de bahsettik.
Trabzonspor Avrupa’daki başarılarıyla da bilinen bir Dünya kulübüdür. Hemen her ülkede bu yüzden de taraftarı vardır.
Renklerini taşıyan takımlar kurulmuştur.
Bu yıl öyle şeyler oldu ki.
Önemli futbolcularımızın sakatlıkları boynumuzu büktü.
Ancak yine de bu gruptan çıkmalıydık.
Trabzonspor aşığı Şükrü Kuleyin’in de ifadesiyle, “Trabzonspor her şartta her zeminde her yarışın içinde olmalıdır. Bizi biz yapan farklı kılan büyük yapan teslim olmayan Trabzonspor ruhudur…”
Üstelik çok da zor bir grup değildi.
Basel, İsviçre Süper liginde 2. sırada. Puanı 36. Liderle arasında 1 puan var.
Getafe, İspanya La Liga’da 5. sırada. Puanı 27. Liderle arasında 7 puan var.
Krasnodar, Rusya Premier Liginde 2. sırada. Puanı 35. Liderle arasında 10 puan var.
Trabzonspor ise TFF Süper Ligde 3. sırada yer alıyor. Puanı 26 ve liderle arasında 4 puan var.
Oldukça dengeli bir grup. Bize göre sakatlarına rağmen Trabzonspor bu üç takımdan da puan alabilirdi.
Akşam oynanan Basel maçında pozisyonlar da bulduk. Özellikle ilk yarıda atamayana atarlar gerçeği ortaya kondu. Üç dört gollük pozisyonu cömertçe harcadık.
Sonuçta sahadan 2-0 mağlup ayrıldık.
Grubu da sadece 1 puanla bitirdik.
Uzun zamandır sakat olan Onazi’yi ilk onbirde görmek güzeldi.
Şimdi rotayı TFF Süper Ligine ve Ziraat Türkiye Kupasına çevirdik.
İşimiz zor, gerçekten zor. Trabzonspor için operasyonlar masa üzerinde hazırlanmaya başladı bile. Haydi hayırlısı…