Bugun...


Davut ÇAKIROĞLU

facebook-paylas
Darbeler Sadece Darbecilere Yarar
Tarih: 12-09-2020 10:06:00 Güncelleme: 12-09-2020 10:06:00


Bugün ülkenin sıcak ve belkide hiç soğumayan gündemi darbelerdir.

27 Mayıs 1960 da ülke gündemine giren sonra fiili ve fikri olarak hep gündemde kalan darbeler; yarattıkları yıkımları da yaşattıkları acıları da hep gündemde tutmuştur.

Demokrasinin askıya alındığı ve millet, devlet olarak çok büyük yıkımlar yaşadığımız günlerin birinin senei devriyesi olan 12 Eylülü tekrar ve güçlü şekilde lanetleyerek yad ediyorum..

Evren ile dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun'dan oluşan askeri yönetim, "Milli Güvenlik Konseyi" adı altında Türkiye ile ilgili kritik kararlara imza attı.

12 Eylül darbesinin ardından Anayasa'ya koydukları geçici 15. madde ile kendilerine yargı zırhı oluşturan darbeciler, yasama ve yürütme yetkilerini ellerinde toplayarak, Türkiye demokrasisinde, toplumda ve ekonomi üzerinde onarılamaz yaralar açtı

12 Eylül darbesini, ancak dönemin şartları içinde anlamlandırmak mümkün olur.

 Nitekim 1979’da ABD, Orta Doğu’daki jandarması olan İran’ı kaybetmiştir.

Aynı dönemde Afganistan’da SSCB yanlısı bir darbe gerçekleşmiştir.

Türkiye 1974’te Kıbrıs’a müdahale etmiş, Yunanistan ise NATO’nun askeri kanadından çekilmiştir.

Her ikisi de ABD’nin müttefiki olan Türkiye ve Yunanistan bir savaşın eşiğine gelmişti. 1980’lerde Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgede SSCB nüfuzu giderek yaygınlaşırken ABD nüfuzu gerileme işareti göstermekteydi. Bloklar arasında Soğuk Savaş da alabildiğine hüküm sürüyordu: NATO ve Varşova paktları karşılıklı olarak birbirlerinin nüfuz alanlarına sızmaya çalışıyordu. Türkiye “emperyalizmin en zayıf halkası” olarak nitelendirilir hale gelmişti.

Bu bağlamda ABD eliyle ülke üzerinde bir ameliyat yapıldı.

12 Eylül’ü yapan isimlerden biri II. Ordu Komutanı Orgeneral Bedrettin Demirel, “Bir yıl önce planlamıştık, ama şartların olgunlaşmasını bekledik.” demişti!

 Bu cümlenin en yalın şekliyle anlamı şuydu,

 57 kişinin can verdiği Çorum olayları olmalıydı,

27 Mayıs’ta MHP’li Gün Sazak katledilmeliydi,

12 Mart’ta bu ülkede başbakanlık yapmış Nihat Erim öldürülmeliydi,

sadece altı ayda sekiz kez devalüasyon yaşanmalıydı... 

Ameliyat başarılı oldu ve

"12 Eylül Darbesi sırasında dönemin CIA Türkiye Masası İstasyon Şefi Paul Henze askerî müdahaleyi haber alırken, haberi ulaştıran diplomatın "bizim çocuklar işi bitirdi" şeklindeki konuşması, 12 Eylül Darbesi içinde ABD'nin rolü konusunda tartışmalara neden olmuştur.

Belkide bu ifade tartışmaları ortadan kaldırmıştı.!

Kenan Evren'in Cumhurbaşkanı olduğu darbede, idamlar Türkiye'nin gündemine oturdu. Darbeden sonra ilk idamlar, 9 Ekim 1980'de gerçekleştirildi. İlk olarak sol görüşlü Necdet Adalı, ardından ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu idam edildi. Darbe öncesinde bir askeri inzibat erini öldürdüğü iddiasıyla hüküm giyen 17 yaşındaki Erdal Eren, 19 Mart 1980'de idama mahkum edildi. Eren'in idam kararı, Yargıtay tarafından iki kere iptal edilmesine rağmen, Milli Güvenlik Konseyince onaylanan kararla ve yaşı büyütülerek 13 Aralık 1980'de Ankara Merkez Ulucanlar Cezaevinde infaz edildi.

Yaşanan acıların büyüklüğünü bugüne taşımak, bugün de anlatabilmek adına bu örnekleri çoğaltabiliriz.

Ve Darbede biz kaybederken, biz bedel öderken, ölürken Yunanistan'ın  NATO'ya dönmesinin önünü açtık.

Oluşan kargaşadan Pkk, Fetö gibi yapılar doğdu doğuruldu

12 Eylül ile ilgili konuşan

 FETÖ terör örgütünün elebaşı olan zat, kendilerine ait Sızıntı dergisinde,

‘’Bu iş öyle büyüktür ki, doğrusunu Allah bilir, Evren cennete girebilir’’! diyerek doğmalarına vesile olan darbeleri, darbecileri cennetle müjdeliyor.

Sebepsiz zenginler, zenginleşmeler yine darbenin darbecilere kazanımlarındandır.

Anlatacak acı, kayıp, o kadar hata var ki dün gibi yaşayarak bir kısmını yazabiliyoruz.

Bir daha bir daha asla ama asla ülkemizin 12 Eylülleri,27 Mayısları,15 Temmuzları yaşamamasını dileyerek bir kez daha tüm darbeleri, darbecileri lanetliyorum.

Demokrasimizin; hukuk, adalet, eşitlik üzerinden güçlenerek, sandık ile süslenerek sonsuzluk  diliyorum...



Bu yazı 112 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI