ucuz escort kumburgaz escort sefaköy escort başakşehir escort gaziosmanpaşa escort küçükçekmece escort bahçelievler escort silivri escort
Bostancı escort Ataşehir escort kadiköy escort ümraniye escort anadolu yakası escort Pendik escort Kurtköy escort pendik escort kurtköy escort maltepe escort kartal escort kartal escort kadikoy escort anadolu yakası escort anadolu yakası escort kadiköy escort
Ataşehir escort Kadıkoy escort Bostancı escort Bostancı escort ümraniye escort Kartal escort Kartal escort Kartal escort Maltepe escort Maltepe escort Maltepe escort Pendik escort Ataşehir escort Kadıkoy escort Pendik escort Antalya escort Antalya escort buca escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bahçeşehir escort
Bugun...


Nizamettin BEKAR

facebook-paylas
DİL MESELESİ
Tarih: 27-10-2021 09:09:00 Güncelleme: 27-10-2021 09:09:00


Ülkem geneli dil meselesi bir problem olarak karşımızda durmaktadır. Çocuklarımız hem kendi dillerini konuşmak ve yazmada zorlandıkları gibi bunun doğal sonucu olarak ta yabancı dil konusunda da zorlanmaktadırlar.

Ne yapılmalı sorusuyla ortaya çıktığımızda şunu söyleyebiliriz insanımız hem çocuklar hem de yetişkinler kitap okumadıklarından yazma ve konuşma sorunu çekmektedirler. Bilim insanları insanımızın iki yüz elli civarında bir kelimeyle konuştuklarını bulmuşlar. Bu oran dünya geneli en sonlarda olmamıza sebebiyet vermektedir. Elin kefereleri beş on bin kelimeyle yazıp konuşmaktaymış.

Bu kadar ciddi bir sorununun çözümü için hiç vakit geçirmeden ülke geneli kitap okuma saatleri hayat geçirmemiz lazım gelmektedir. Tabi kitap dediğimizde kitap fiyatlarında ki fiyat artışlarında kitaplara yansıtıldığında kitabevleri kitaplara akıl tutulması zam yapıp bu zamlı fiyatlarla halkımızın karşısına çıkıldığında insanımız hem kitap okumayı sevmediğinden hem de kitapların fiyatlarının çok yüksek olduğundan yakınıp kitap okumamaktadırlar. Bundan dolayı kitap fiyatlarını makul bir seviyeye indirmemiz belki bu çok can alıcı sorunun çözümü noktasında bir çözüm olur.

Ayrıca insanımız kitapla haşır neşir olmamasının yanında biraz da hem de az önemli  olmamak kaydıyla magazin kültürüne düşkün. Yani insanımız birkaç kitap okuyacağı yerde kim kimle düşmüş kalkmış kim kimi sevgili yapmış onu merak ettiğinden onlarla bir adım ilerleyemiyoruz.

Bir de işin başka bir boyutu var. Bu magazin kültürü insanımızın ahlakını da bozmaktadır. Bu magazin televizyonlarında ki lağım yayınlarını izledikçe bu yayınlarda ki verilen mesajlar zamanla normalleşmeye başlamakta ve insanımız da bu yayınların etkisiyle başka insanlarla düşüp kalkmanın sakıncalı olmadığı kanısına varmak ta ve evlilik dışı ilişkiler bu yayınlar sebebiyle artmaktadır. Konum bu olmadığından yazıyı başka bir haftaya yazmak temennisiyle asıl yazıma devam etmek isterim.

Şunu açık ve net yazmak isterim ki beyni kitap okumaktan başka bir şey geliştirmez. Yok böyle bir şey. Elimizde sihirli bir değnek yok ki onu çocuklarımızın ve insanımızın başına vuralım da güzel yazıp konuşmak konusunu başarmış olalım.

Öncelikle yabancı dil konusunda ne hikmetse bizde pek başarılı olamıyoruz. Bunun en önemli sebebi çocuklarımızın öğrendiklerini pratik yapacakları bir ortam yok. Bundan dolayı yabancı dil öğrenimi çok sıkıntılı. Çocuk sadece sınıf ortamında öğreniyor öğrendikleri orada kalıyor. Bunu pratik yaparak beyni etkilemesi mümkün olmadığından yabancı dil Öğretmenlerimiz bu sorunda çok sıkıntı çekmektedirler. öncelikle öğrencilerimizde pratik yapacak bir ortam oluşturmamız lazım gelmektedir. Çocuklarımız turist mevsiminde turistlerle konuşmaları sağlanarak pratik yapmaları sağlanabilir.

Bir güzel gelişme oldu. Yabancı dil derslerini ilkokul ikinci sınıftan itibaren işlenmesi sağlanmaya başladı. Bu belki bir nebzecik çocuklarımızın yabancı dil öğrenmesinde faydalı olacaktır. :Çünkü yabancı dil ve ana dil öğrenme yaşı çocuğun dört beş yaşlarında olduğunu söylemektedir uzmanlar. Bir örnek vereyim ne demek istediğim daha güzel anlaşılacaktır. Televizyoncu bir hanım olan İkbal GÜRPINAR çocuğuna yabancı dil öğretmek istediğinde bir uzmana gider ve kendisine çocuğunun dört beş yaşlarında yabancı dil dersleri aldırması söylendiğinde kendisi bunu yapar ve çocuğu şimdilerde İngilizceyi ana dili gibi yazdığı ve konuştuğunu söylemişti.

Burada şöyle bir tespit edersek herhalde hata da yapmamış oluruz. İngilizceyi anlatalım fakat İngilizlerin bizlerin dedelerine ve ninelerine neler yaptıklarını da anlatırsak herhalde daha doğru bir iş yapmış oluruz diye düşünmekteyim. Çünkü yeryüzü halifesi olan dedemizi ikinci Abdülhamit’i İngilizler görevden aşağı almışlar ve Müslümanlar başsız kaldıklarından büyüklerimize her türlü kötülüğü yapmış olduklarını gelecek nesillerimize anlatmamız da şart olduğunu ve çocuklarımızı milli yetiştirmek için  faydalı olacağını  düşünmekteyim.

Bu yabancı dil meselesinde teknolojiden faydalanmamız öğrenme hususunda faydalı olacaktır.

Dil meselesi girift bir sorun değildir. Biz istersek bu sorunu rahatlıkla çözeriz. Yeter ki bilimden faydalanalım...



Bu yazı 330 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI