Milli ara dönüşlerini bugüne kadar genelde hayal kırıklığı ile geçiren Trabzonspor’da bu şanssızlığın kırıldığı bir maç oldu Ankaragücü maçı aynı zamanda.
Çünkü Milli ara dönüşlerinin pozitife dönüşmesi çok önemliydi.
Maçı üç kelimeyle özetlemek gerekirse; başı, ortası, sonu rahat bir maç oldu diyebiliriz. Uzun zaman sonra belki de en stressiz maçı izledik diyebiliriz. Günlerdir, haftalardır eksiklerini, sakatlarını konuştuğumuz bir takım sahada olacaktı ve açıkçası tedirginlik yok değildi. Zira uzun zamandır kötü gidişine dur demek isteyen, yeniden eski hocasıyla anlaşan ve yeni bir heyecanla bu maça hazırlanan bir rakip vardı karşıda. Üstelik son bir haftadır Ankaragücü camiası da bu maça dönüm maçı olarak bakıyorken…
Dedik ya, bir yanda sakatlarının düşündürdüğü bir Trabzonspor, bir yanda çıkış arayan bir takım…
Ancak maçın ilk dakikalarında bulduğu golle oyunun hakimiyetini o dakikadan itibaren eline alan Trabzonspor tempoyu hiç düşürmedi. İkinci yarıda da yapılan değişiklikler ne oyun planını, ne de oyun disiplinini etkiledi.
Ve bordo-mavili takımdaki bazı oyuncular var ki her geçen gün üzerine koyduklarını görmek gerçekten çok sevindirici.
Sörloth’un her geçen gün üzerine koyması, Mikel’in iyinin çok üzerinde bir göz kamaştırıcı bir performans ile dönmesi. Ve belki de en dikkat çeken oyunculardan birisi de Kamil Ahmet’in yerinin değişliğine rağmen verdiği olumlu karşılık. Zira iki sol bek’i de sakatlanan Karaman’ı bu anlamda adeta yüzünü güldürdü.
Nwakaeme… Ankaragücü maçında sanki ilk maçına çıkıyormuş gibi istekli ve hırslıydı.
Maçın başında da söylediğimiz gibi Ünal Hoca’nın kadrosu maçı kazanmak için bir hamle görüntüsündeydi. Nitekim de bu düşüncemizde yanılmadık.
Kaleci Erce’ye bir parantez açmadan olmaz…Aslında kendisinin maç sonu röportajlarında söyledikleri her şeyi özetliyordu. “İlk resmi maçıma çıkacağım için çok heyecanlıydım, günlerdir bir an önce o gün gelsin de kaleye geçeyim sabah olsun biran önce diye bekledim. Bu başka bir heyecan’ İşte Trabzonspor’a yakışan, Trabzonspor ruhunu taşıyacak yeni gençler bunlar… Kalede duruşu, özgüveni ve pozisyonları takibi… Bu çocuktan çok umutluyuz. Uğurcan Çakır’dan sonra en az on yıl bu takımın kalesi Erce’nin olacaktır.
Galatasaray maçı öncesi deplasmanda alınan 3 puan, maç fazlasıyla gelinen liderlik, kart sınırında olan oyunculardan hiçbirinin kart görmemesi.
Daha ne olsun…
Taraftar için de, bizim için de çok güzel bir hafta oldu.
Son söz Ankaragücü taraftarına… Daha doğrusu büyük Ankaragücü taraftarına. Maçın ilk dakikasında ısrarla iki takımı birlikte tribünlere çağıran, maç içerisinde skorun 3-0 olduğu anlarda bile yaptıkları tezahüratlar ve tribünlerdeki ‘tek ses’ olmaları, maç sonu, ‘Bu sene şampiyon Trabzon’ söylemlerine ve Trabzonspor taraftarlarına, ‘Hepiniz Allah’a emanet olun’ sözleriyle uğurlamalarına kadar…
Helal olsun… Kardeşliğin hem sözde hem özde olduğunu bir kez daha gösterdiler…
Temennimiz ve dileğimiz en kısa sürede toparlanır ve bu takımı ligde kalır yönünde.