escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...




facebook-paylas
Korku Siyaseti Esir Alınca!
Tarih: 22-12-2020 20:18:00 Güncelleme: 22-12-2020 20:18:00


"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" gibi bir kökten gelen geleneğin dalı budağı, kolu kanadıyız. Bugün birbirimizi anlamıyor, ne acılarımızı nede sevinçlerimizi paylaşabiliyoruz. Toplumun bir bölümü acı çekerken toplumun geri kalanı bu acılara ortak olmayı bırakın sevinç duyabilecek bir gaflete imza atabiliyor. Kutuplaşmaların getirdiği bu bölünmüşlüğün içinde bırakın sevinçleri acıları ortak bir hayalimizin olması bile imkânsız gibi görünüyor. Velhâsıl-ı kelâm bize toplum olmayı öğretmediler. Bize kavgayı, çatışmayı, ötekileştirmeyi, hor görüp aşağılamayı, yaftayı, iftirayı, trol çığırtkanlığıyla galeyanı öğrettiler. Çünkü bundan beslenen, ensesinin kalınlığıyla övünç duyan, güç terazisinde hiç bir ölçüyü kabullenemeyen sadece benim ve ben varım diyen bir siyasetimiz var.

Siyasetin hoyratlığını konuşurken Şeyh Edebali nasıl bir öğüt vermişti.

"Ey Oğul,

Beysin bundan sonra öfke bize, uysallık sana. Güceniklik bize, gönül alma sana. Suçlamak bize, katlanmak sana. Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; bağışlama sana. Kötü söz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlamak sana. Bundan sonra bölmek bize, bütünlemek sana. Üşengeçlik bize, uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana. "

Maalesef hakim siyasetimiz bunu tercih etmeye behis bakarak sanki hesaplaşırcasına, intikam duygularıyla kendini donatarak sadece kendi tabanını konsolide etmek için kendine popülist bir güzergah belirledi. Öfkelerin, kutuplaşma dalgalarının üzerinde sörf yapmayı tercih etti.

Toplumdaki gerginlik ve öfke birikmişliğinin üzerine kurulan siyaset anlayışı birliktelik hukukunu ortadan kaldırmıştır.

Ülkemiz ağır bir psikopatalojik rahatsızlık geçiriyor. Bu rahatsızlık toplum olarak hepimizi yataklara sermiş, kımıldayamaz hale getirmiştir. Hastalığımızı teşhis edecek gidebileceğimiz ne hastane nede doktor var. Hastane yapamıyor doktor çıkartamıyoruz. Sonuç olarak muskacı, hacı ile yıkanmış hurafecilerin elinde can çekişiyoruz.

Sosyal ve Ekonomik Adalet

Ülkemiz kağıt üzerinde zenginleşti. Sadece belirli bir kesim zenginleşmiştir. Halkın büyük bir bölümü fakirlik ve yoksulluk içinde yaşamını sürdürme derdine düşürülmüş durumdadır. Gelir dağılımında çok büyük adaletsizlik var. İşsizlik açlık çoğaldı. Bütün dünyada küresel kapitalizmin daha da çok vahşileşmesi otoriter liderlerin öne çıkma sebeplerinin basında gelmektedir.

Hakîm siyaset yoksulluğu yok etmek yerine yoksulluğu yönetme başarısıyla siyasi potansiyelini korumak, yokluktan, fakirlikten beslenen politik anlayışla düşük gelirli kalabalıkları kendine bağlıyor. "Hakîm siyaset giderse ben ne olurum?” Endişesiyle yaşayan milyonlar var. Hakîm siyasetin kurduğu bu mekanizma medya tarafından da takviye edilince ortaya müthiş bir siyaset makinesi çıkıyor. Bu durum sadece ülkemizin değil bütün dünya ülkelerinde de sorun haline gelmiştir. Pandemi sürecinin de üstüne tuz biber ekmesi parası olanın yaşayacağı olmayanın ise tabi olacağı acılar sistemini ortaya çıkarmıştır.

Bu kangrenli vücudu bütün hatlarıyla anlatmaya, eksik ve hatalı yönlerini ortaya koyarak tartışmaya yönelik büyük bir korku koridorundan geçmek zorunda olunan şartlar dolayısıyla kimse konuşamıyor. Hak diyenin, adalet diyenin soruşturmalara, karalamalara maruz kaldığını görüyoruz.

Korkulardan cesaret doğar mantığıyla korkulara teslim olmayacağız.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI