Değerli okurlarım,
Batılı’nın “Medeniyet”i de kendisi içindir, “Refah”ı da kendisi içindir. Başka kimseyle paylaşmak gibi bir fikri yoktur. Zira böyle bir tarihi altyapısı, kültürü yoktur. Sömürmek istedikleri milletlerin hem nesillerini, hem de kültürel değerlerini; ahlâk, fazilet namına ne varsa yok etmeye çalışmışlardır.
Batı’nın bu hastalıklı ruh hali dünyanın başına “Komünizm”, “Faşizm”, “Amerikanizm” gibi belalar musallat etmiştir. Komünizm dinsizliğinin, faşizm ırkçılığının, Amerikanizm ise; Batı’nın sömürme, işgal etme, pervasızca talan etme gibi ihtiraslarının cisimleşmiş bir tezahürüdür.
Masum insanlar öldürülmekte, toprakları işgal edilmekte, çocuklar katledilmekte, kadınların namusları kirletilmektedir.
Bugün Amerika, İngiltere, Rusya ve Çin ,kendilerinde büyük bir kuvvet olduğunu kabul ediyorlar. Ve fakat asıl kuvvet Hazret-i Allah’tadır. Onlar dünyayı tutuşturmaya çalışıyorlar, amma dünya tutuşursa onlar rahat kalacaklarını mı sanıyorlar? Binaenaleyh, vaktaki bu nötron bombaları olsun, atom bombaları olsun, bu silâhlar patladığı zaman dünya tutuşur. Tek kelime ile şöyle arzedelim: İsrâ sûre-i şerif’inin 58. Âyet-i kerime’sinde Allah-u Teâlâ kıyamet gününden önce istisnâsız bütün beldeleri helâk edeceğini beyan buyuruyor:
“Hiçbir memleket hariç olmamak üzere, biz onu kıyamet gününden önce ya helâk ederiz veya onu şiddetli bir azapla cezalandırırız. Bu, Kitap’ta (Levh-i mahfuz’da) yazılıdır.” (İsrâ: 58)
Hüküm Allah-u Teâlâ’nındır. O’nun emri ve izni olduğu zaman dünya mahvolur. Ne zaman? O bilir. O’nun emri ve izni olmadan bir tek yaprak bile düşmez, bir insan düşer mi? Nükleer harbi, atom harbi, nötron harbi...
Ateşi tutuşturmak için sahaya bunlar çıktılar, ondan sonrasını Allah bilir.
Dünyadaki zulüm ve vahşetleri elbette kendilerine dönecektir. Bu dünyada görecekleridir. Ahirette ise Allah-u Teâlâ bu yaptıklarının karşılığını fazlasıyla verecektir:
“O gün suçluları zincirlere vurulmuş olarak görürsün!
Gömlekleri katrandandır, yüzlerini ateş kaplar.
Bu, Allah’ın herkese kendi kazandığının karşılığını vermesi içindir. Doğrusu Allah hesabı çabuk görendir.” (İbrahim: 49-51)