Trabzonspor, milli maç aralarından sonra kazanamıyordu. Açıkçası yine öyle mi olacaktı diye çok korktuk.
Fenerbahçe maçına ilk pozisyonda gol ile başlayabilirdik. Golü kaçırdık ardından kalemizde golü gördük. Durum böyle olunca endişe etmeye başladık. Ancak Fenerbahçe 10 kişi kalınca durum aniden değişti.
Djaniny topu önüne harika alıp giderken Kim Min Jae'nin müdahalesi sonucu yerde kaldı. Hakem tereddütsüz ikinci sarıdan oyundan attı. Doğru ve yerinde bir karardı. Bu pozisyon sonucu kazanılan serbest vuruşta Bakasetas harika bir frikik golüne imza attı ve takımının soyunma odasına 1-1’lik bir skorla gitmesini sağladı.
İkinci yarıya Abdullah Avcı hoca Cornelius ile başlayabilirdi ama olmadı. Cornelius ve Siopis'i oyuna 70. dakikada dahil etti.
Evet belki biraz geç hamleler oldu ama oyunu iyi okuduğunu görmüş olduk.
Herkes bu maç 1-1 biter diye beklerken Cornelius hamlesinin ne kadar doğru ve yerinde olduğunu penaltı pozisyonunda görmüş olduk.
Çilingir lakaplı Bakasetas'ın penaltı golü ile 2-1 öne geçtik.
2-1 riskli bir skor olduğunu biliyorduk. Oyuna hükmetmeye devam eden Trabzonspor orta sahada kazandığı top ile Cornelius'a atılan pasta topu kaleci Altay'a nişanlasa da Yusuf Sarı tamamlayan isim oldu.
Skor 3-1 'e geldikten sonra, belki reklam yapmış gibi olacağım ama Nescafe üçü bir arada içermiş gibi oturup rahat rahat son dakikaları izlemeye devam ettik.
Yazımın sonunda rahmetli Özkan Sümer'in anmadan geçemeyeceğim; " Dalgaların sesi, Yaylaların sisi, Ormanların gizi, Kemençe'nin sesi, Yaşlıların öyküsü, Gençlerin tutkusu TRABZONSPOR"
İnanıyoruz ki ‘O Sene Bu Sene’ olacak. Namağlup lideriz. Ligin tek yenilmeyen takımı biziz.
O yüzden şampiyon gibiyiz...