Bugun...


FESTİVALLER, MEZUNİYET TÖRENLERİ VE TÜRK FUTBOLU
Tarih: 22-06-2026 11:28:54 Güncelleme: 22-06-2026 11:28:54 + -


Havaların ısınmasıyla birlikte başlayan festivaller öyle bir noktaya ulaştı ki artık asıl amacından uzaklaşarak farklı yönlere evrilmeye başladı.

facebook-paylas
Tarih: 22-06-2026 11:28

FESTİVALLER, MEZUNİYET TÖRENLERİ VE TÜRK FUTBOLU

Havaların ısınmasıyla birlikte başlayan festivaller öyle bir noktaya ulaştı ki artık asıl amacından uzaklaşarak farklı yönlere evrilmeye başladı.

Festival; kültürel bir geleneği, sanatsal bir disiplini veya yöresel bir değeri kutlamak ve tanıtmak amacıyla belirli zamanlarda düzenlenen kapsamlı etkinliklerdir. Bayram ve şenlik havasında geçer. Kelime olarak Fransızca kökenlidir ve Türkçedeki karşılığı “şenlik”tir.

Doğrusu, bize ait olmayan bu kavram yerine kendi dilimizdeki “şenlik” kelimesinin kullanılmasının daha uygun olacağına inanıyorum. Edebiyatçılarımız yıllardır Türkçenin yabancı kelimelerden arındırılması gerektiğini dile getiriyorlar. Ancak bu konuda yeterli hassasiyetin gösterildiğini söylemek güç.

Şenlik, Türk milletinin kültüründe ve geleneklerinde önemli bir yere sahiptir. Geçmişte düzenlenen şenliklerde yöresel değerler ön plana çıkarılır, insanlar üretmeye ve daha iyisini yapmaya teşvik edilirdi. Bir bölgede yetişen en güzel meyve, en kaliteli ürün veya o yörenin kültürel özellikleri şenliğin temel konusu olurdu.

Bugün ise şenlik denildiğinde çoğu zaman müzik, dans ve eğlence ağırlıklı organizasyonlar akla geliyor.

Müzik olmasın demiyoruz; olsun, ancak kendi kültürümüzün ezgileri de yaşatılsın. Oyun olmasın demiyoruz; olsun, ancak kendi değerlerimizi yansıtsın.

Ne yazık ki günümüzde birçok etkinlik, kültürel kimliğimizden uzak bir anlayışla düzenlenmekte ve bunların önemli bir bölümü belediyeler veya Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenmektedir.

MEZUNİYET TÖRENLERİ

Her yıl mezuniyet dönemlerinde yeniden tartışılan konulardan biri de mezuniyet törenleridir.

Kep atmalar, şampanya patlatmalar ve çeşitli eğlence organizasyonları artık mezuniyetlerin vazgeçilmez unsurları hâline geldi. Oysa kutlama ile ölçüsüz eğlence arasındaki çizgi zaman zaman kaybolabiliyor.

Hiç unutmuyorum; yıllar önce çalıştığım işletmenin sahibinin oğlu üniversiteden mezun olmuştu. Arkadaşlarıyla katıldığı bir eğlence sonrasında geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti. Bu acı olay, ailesinin yıllarca unutamayacağı bir yara olarak kaldı.

Elbette gençler mezuniyetlerini kutlamalıdır. Ancak bu kutlamalar ölçülü olmalı, gençlere sadece eğlenmeyi değil, aynı zamanda geleceğe dair sorumluluklarını da hatırlatmalıdır.

Benim ilkokul mezuniyetimde tiyatro gösterisi düzenlenmiş, elde edilen gelir okulumuza bağışlanmıştı. Ayrıca yöresel halk oyunları sergilenmiş, aileler de bu etkinliklere katılmıştı. Ortaokul ve lise yıllarında ise öğretmenlerimizin gözetiminde kültürel geziler düzenlenirdi.

Bugün de mezuniyet programları gençlerin hem eğlenebileceği hem de kültürel değerlerini yaşayabileceği şekilde planlanabilir. Bu konuda okul yönetimlerine ve okul aile birliklerine önemli görevler düşmektedir.

TÜRK FUTBOLU NEREYE GİDİYOR?

Dünya Kupası sona erdi. Büyük umutlarla çıkılan yolda beklenen sonuçların alınamaması, futbol kamuoyunda hayal kırıklığı oluşturdu. Ancak başarısızlığın bütün yükünü futbolcuların omuzlarına yüklemek doğru değildir.

Turnuva öncesinde öyle büyük beklentiler oluşturuldu ki futbolcular üzerinde ciddi bir baskı meydana geldi. Yazılı ve görsel medya, spor yorumcuları, reklam kampanyaları ve yapılan değerlendirmeler, başarı beklentisini olağanüstü seviyelere taşıdı.

İlk maçın ardından yapılan ağır eleştiriler ise takımın moralini daha da olumsuz etkiledi. Böylesine baskılı bir ortamda sporcuların sağlıklı performans göstermesi kolay değildir.

Türk futbolunun uzun yıllardır tartışılan temel sorunlarından biri altyapı meselesidir. Kulüplerimizin kendi oyuncularını yetiştirmeye daha fazla önem vermesi gerekmektedir. Yerli futbolcuların gelişimini destekleyecek politikalar uygulanmadan kalıcı başarı sağlamak zor görünmektedir.

Yabancı oyuncu sayısı konusunda farklı görüşler bulunabilir. Ancak asıl mesele, Türk futbolcusunun gelişebileceği ve kendisini gösterebileceği bir ortamın oluşturulmasıdır.

Bunda da en önemli etken, Türk futbolu bu yabancı oyuncu sayısını dört’e indirmeli. Yeni yeteneklere ön açmalıdır.

Kimseyi suçlamaya gerek yok. Yetkililer ve ilgililer eksikleri samimiyetle değerlendirmeli, geleceğe yönelik doğru adımları atmalıdır. Çünkü futbolda kazanmak da vardır, kaybetmek de.

FESTİVAL

Nedir bu festivaller, her biri ayrı sevda,

Kimi yaylaya gider, kimisi de obaya.

Her birimiz olmuşuz festivale müptela,

Eskiden yoktu böyle, bu işlere aşina.

Yeni yetmeler çıktı, her biri ayrı moda,

Ne de büyük gayret var kemençe ile sazda.

Kemençeci yayını kıvratır sağa sola,

Herkes kendinden geçer, ne var ise bu sazda.

Horon oynar insanlar bu yazın sıcağında,

Kan ter içinde kalır oğlanlar da kızlar da.

Horona giren gençler tanışır birbirleriyle,

Sonrası size malum, kimi zaman hüsranla.

Umurunda mı dünya, dalmışsın oynamaya,

Oyna bakalım oyna, ne olacak sonunda?

Gelmedin sen dünyaya sadece oyalanmaya,

Senin esas görevin hizmet etmek vatana.

Bak yine şehit verdik bu güzel vatan için,

Neden durmak bilmiyor bu festivaller niçin?

Ey Müslüman Türk genci, titre ve kendine gel,

Vardır bu vatan için ödeyeceğin bedel.

Sahip çık vatanına, dinine, imanına,

Kulak ver minareden yükselen ezanına.

Ne de güzel yakışmış ay yıldız bayrağıma,

Yapılacak çok iş var, borcun var vatanına.






FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EĞİTİM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI