|
Tweet | Tarih: 07-05-2024 20:18 |
Mevcut anayasa, AK Parti döneminde (2002-2024) 3'ü referandum yoluyla olmak üzere 12 kez değiştirildi, tadil edildi. Yapılan bu işlemlerle anayasanın 134 maddesi tamamen ya da kısmen yenilendi.
Hal böyleyken hala "darbe anayasası", "12 Eylül ürünü" gibi menfi propaganda, cehaletin karnını doyurmaktan, fanatiklerin duygularını dürtülemekten ibaret dezenformal nitelemelerdir.
"Sivil anayasa", "özgürlükçü anayasa" gibi reddi ve karşı propagandası zor olan evrensel değerler sol ve liberal kesimlerin ilgisine, desteğine ve oyuna dahline yöneliktir.
Özgürlük göreceli bir kavramdır, tanımdır. Kapsamı ve sınırları fludur. Erdoğan’ın ve iktidarının son yirmi yılda kullanamadığı hiç bir özgürlük yoktur. Tek akla gelen anayasanın ilk üç maddesindeki hükümlerin bağlayıcılığı, dokunulmazlığıdır.
Mahalli seçimlerde iktidarın gündemine izole eylem ve söylemlerle başarılı olan muhalefet bu anayasal tiyatroda rol almaya istekli görünüyor. Hâlbuki hiç bir figüran şimdiye dek Oscar’a layık görülmemiştir.
Yine değişiklik teklifine iliştirilecek başörtüsü tatlandırıcısı ile muhafazakâr parti ve sivil yapılar itibarsızlaşma ile yandaşlaşma arasında tercihe zorlanacaklardır.
Hayat pahalılığının, işsizliğin, düşük ücretlerin, sığınmacı istilasının, yargı bağımsızlığının, gelir dağılımı patavatsızlığının, israfın, şatafatın ocağımızda bağdaş kurmasında yönetenlerin vizyon, liyakat ve beceri noksanlığı yokmuş, bütün kabahat anayasanın darbeli hükümlerindeymiş gibi davranmak iyi niyetli olmaktan fersah fersah uzaktır.
İktidar sahiplerinin anayasa tadilatı üzerinden gündemi kontrol etmek, oyalamak dışında başka hedefleri de dillendiriliyor arka sokaklarda.
Aykırılık sırasına göre sıralarsak…
Bir; siyasal ve sayısal manada kaybettikleri milli irade gücünü/desteğini anayasal müdahale ile telafi etmek.
İki; tarikat, cemaat, dernek, vakıf gibi teolojik sivil yapıların Cumhuriyetin ana arterlerine ulaşımını, ikametini ve iradesini kolaylaştırmak, hâkim kılmak.
Üç; ülkemizin en acil en stratejik, en tehlikeli beka sorunu haline devşirdikleri sığınmacı istilasını sürdürmek, kalıcı hale getirmek için yasal altyapı sağlamak.
Mevcut anayasanın kapağını açmayan, değerlerine sadakat göstermeyen, hükümlerine biat etmeyen, kurumlarına itimadı olmayan, felsefesini reddeden, yetkilerini kullanan, sorumluluklarıyla kavga eden iktidarı, samimi olmaya, halkın gününe, gündemine, dertlerine dönmeye zorlayacak her cins demokratik tavır bu günlerde kullanılmalıdır.