Bugun...


KARTAL SALDIRISI ve REAKSİYON
Tarih: 15-12-2025 11:38:47 Güncelleme: 15-12-2025 11:38:47 + -


Dün gece ne seyrettik öyle!

facebook-paylas
Tarih: 15-12-2025 11:38

KARTAL SALDIRISI ve REAKSİYON

Dün gece ne seyrettik öyle!

Tanımlamaya çalışıyorum lakin boğuluyorum kavramlar arasında.

Ekran başına futbol temalı bir yapım seyretmek için oturduk. Belirli bir alanda ve senaryoda sınırları, kuralları az çok gelenekselleşmiş çeşitli aksiyonlar içeren bir temaşa tahmin ediyorduk.

Her iki ekibin oyuncuları ve yönetmenlerinin on beş bölümlük gösterileri ve performansları da bizi öngörülebilir beklentilere konsantre etmişti.

Fatih Tekke’nin setinde çoğu genç ve idealist figürler ile bir kaç akil aktör bulunuyor. Bu akil kadronun kılavuzluğunda, senaryo ve yönetmenine sadakatle bağlı, kolektif bir anlayış, emek yoğun bir mücadele, amatör bir ruhla hem taraftarlarının hem diğer izleyicilerin takdirini, övgüsünü kazanmış performans sergileniyordu.

Rakip yönetmen Sergen Yalçın ise hayatı ve futbolu "ti"ye alan karakteri, yüksek egosu ve sergüzeşt tavırlarıyla tanınan bir fenomendi. Popülaritesi ve maliyeti üst segment bir oyuncu grubuyla beklentilerin uzağında, başarısız ve gösterişsiz işlere imza atıyor, sorgulanıyor, tartışılıyordu.

Hani Trabzonspor camiasının mottosu haline gelen "paraya karşı emeğin mücadelesi" tabiri fiilen sahadaydı Papara Park’ta.

Maç başlayınca takımımızın on beş haftalık normalinden koptuğunu gördük hayretle. Aslında geçen haftaki Göztepe maçında sinyallerini de almıştık ama. Maçlara temkinli ve dengeli başlamasına alıştığımız takımımız büyük bir hırs, iştah ve cüretle topyekûn saldırıya geçti. Bu metot ön alan baskısı değil ön alan işgaliydi resmen.

İlk denemesi Göztepe maçında yapılmış ve sonuç alınmıştı ama bu defa rakip de farklıydı, şartlar da. Bir kere bu ölümcül baskıyı arkadan sigortalayacak olan defansımızın atletik unsuru Pina cezalıydı, yoktu.

Onun yerine tercih edilen Ozan ağır ve uyumsuzdu bu bölge için. Üstelik rakibin en hızlı ve kreatif kramponu El Bilal bu alanda görevli ve konumluydu.

Yine hücum bölgesinde rakibi bozan, tedirgin eden, atak sonlandıran Ounachu da yoktu bordo mavi senaryonun içerisinde.

Aynı görev ve sorumluluk verilen Augusto asla bir başrol oyuncusu değil, olamaz da. Ancak yardımcı olabilir skora ve santrafora.

Şu da net ki Ounachulu bir kadro bu şiddette ön alan baskısına, işgaline cevaz vermezdi zaten.

Trabzonspor sonlandıramayınca ve  'tribün tahrikiyle, vazgeçmeyince yakalandı geniş alanlarda dengesiz ve dağınık.

Bu kadar ezikliğe elbet büyük takım tepkisi, refleksi verilecekti Beşiktaş formalı futbolculardan.

Özellikle El Bilal ve Rashica’nın seriliği, Cerny’nin zekası bir şokladı bizi dondurdu evimizde.

Tam sükûtu hayale hazırlık yaparken El Bilal’e çıkan kırmızı kartla bir nebze rahatladık. Eğri oturmayı şiar haline getirmiş bir sporsever olarak bu kırmızı kartı bir işgüzarlık, eyyamcılık şeklinde değerlendiriyorum nacizane. Bence Orkun’un maçın başlarındaki gaddar aksiyonu çok daha kızıldı.

Ve bu dakikadan itibaren senaryo unutuldu, yönetmen hükmünü kaybetti. Tabiri caizse film koptu.

Aksiyondan gerilime, korkudan dramaya, kurgudan romantizme kadar kokteyl şeklinde sekanslar izledik son düdüğe kadar.

Fatih Hocanın müdahaleleri sadece oyuncu rotasyonunda kaldı. Oyuna yönelik hiç bir tasarrufunu sezemedik. Muhteşem ambiyans deyin,  kötü skor deyin, asi gençlik deyin bilemem ama hoş görün lütfen Hocamızı ve gençlerimizi.

Mustafa ve Folca’nın sakatlıklarına rağmen kulübeye işaret çakmamalarını, Zubkov’un tıka nefes azmini, çalım ve şutlarını, CEO’nun hırsını ve mahcubiyetini, Muçi’nin onur ve gurur savaşını ve bütün diğerlerini, değerlerini tebrik ermek düşer bize.

Bu dar ve tevazu kadroyla yaşatılan heyecan elbette gelişecek ve büyüyecektir camiamız destek ve sabır gösterirse.

Fatih Tekke her ne kadar psikolojik baskılasa da başta ezeli rakiplerimiz olmak üzere futbol sektörünün genel kabulü ve tespiti Trabzonspor’un şampiyonluğa değilse de zirveye aday olduğu, layık olduğu yönündedir. Yönetimimize düşen de hocamızı ve kadromuzu güçlendirmektir bu kurtlar sofrasında.

Dün Ounachu’nun yokluğunda Zubkov ve Muçi’nin uzak mesafeli şutlarına mahkum kaldığımızı, Saviç’in yokluğunda defansif sancılar yaşadığımızı, Kazeem’in bu seviyelerde olmadığını, sağ bekte alternatifimizin bulunmadığını bizim gibi hocamız ve yönetimimiz görmüştür inşallah.

Yabancı kontenjanı ile ilgili çözümsüzlük varsa eğer Ahmetcan Kaplan, Yusuf Sarı, Yusuf Yazıcı ve Abdüş hem yerli hem mahalli seviyemizin tahkimatı için neden düşünülmesin.

Ounachu ve CEO’nun milli görevleri, Folca ve Mustafa’nın muhtemel sakatlıkları da eklenince hem kupada hem ligde zorlu bir hafta bekliyor takımımızı.

Tebrikler çocuklar, tebrikler hocam...






FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SPOR Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI