Bugun...


SÜT OĞLANLAR!
Tarih: 05-01-2025 13:33:40 Güncelleme: 05-01-2025 13:33:40 + -


Kadro stoğumuz modern futbolun girdileri olan teknik, fizik, sürat , zeka (oyun) ve hırs faktörlerinin ya tamamından ya da bir kaçından mahrum futbolculardan mütevellittir. Defaatle ifade, iddia ettiğim üzere bu kadro normuyla üretilebilecek oyun dünkü gibi olur, bir tık üstü olur, iki tık aşağısı olur.

facebook-paylas
Tarih: 05-01-2025 13:33

SÜT OĞLANLAR!

Her müsabakadan sonra hocayı, yönetimi ve futbolcuları yerden yere vurup bir sonraki maçtan menkıbeler beklemek taraftarımızın kroniği olmuş.
Ekibimiz süper lig serisinin birinci levelini oynayan, oynayabilecek kapasiteye sahiptir malesef. Aynen ADS gibi, Hatayspor gibi, Kayserispor gibi. O  takımlar asgari ücrete talim eden emekçilerinden bu performansı alırken biz milyon euroluk maaşlar lütfettiğimiz vasıfsız ve kaygısız insan kaynağı kullanıyoruz. Amiyane tabirle enayinin konsantre haliyiz.
Yukarıda bahsettiğim bir tık üstü ancak Edin Vişça ve Saviç'in doksan dakika için hazır ve nazır bulunmuşluk durumunda gerçekleşebilir. Gerisi Kaf Dağı'ndan da uzaktadır.
Trabzonspor içinde debelendiği bu girdaba bir organizasyon pespayeliği ile savrulmuştur. Şimdi eğri oturup doğru yazma dışında seçeneğimiz yoktur.  Teşhis ve tespitlerin rasyonel yapılmadığı bir tedavi hastayı morga, kurumları icraya, iflasa, kaosa postalar.
"İyi de aynı takım GS, FB ve BJK maçlarında bize ümit verdi, başa baş dişe diş mücadele etti ya." serzenişlerini yanıtlayalım ivedilikle. Yukarıdaki düşünceye sahip bordo kadersiz mavi ümitsiz kardeşim; zaten bu takım o amaca yönelik inşa edilmiştir. Burada Abdullah Hoca'ya avukatlık ya da probanda desteği niyetinde değilim. Eski Hoca'mız birinci bölgede kalabalık ve sağlam duracak, rakibi oyalayacak, yoracak,
bıktıracak ve hasbelkader bulacağı bir iki golle sonuca gidecek takım oluşturmuş.
İşte  derbilerde takımımız Hoca'nın ya da futbolcuların insiyatifiyle  değil rakiplerimizin gücü, taktiği, oyunu neticesinde mecburen fabrika ayarlarına dönüp iyi gözükmüştür. Dikkat ederseniz "iyiydi" demedim. Bu üç maçtan kalecisinin efsane performanslarına rağmen tek puan alabilmiştir. O da evinde Beşiktaş'a karşı..
İşte bu savunma içgüdüsü öncelik alınarak tercih edilen gruba Şenol Hoca'nın hücum perspektifli felsefesi zor geliyor, ağır geliyor.
Ne diyor Güneş'imiz…
"Trabzonspor her maçı kazanmak için sahaya çıkar."
Valla Hocam biz bunu bilmiyorduk. Bazı takımların kazanmamak için oynadıklarını, oynayabileceklerini sizden öğrenmiş olduk.
Bir takımın savunma ağırlıklı oluşturulması, oynaması, oynattırılması da galibiyet amaçlıdır Şenol Hocam. On yedi maçta dört galibiyet ya sizin felsefenizin ya bizim idrakimizin sorunlu olduğunu anlatıyor.
Samsunspor maçında takımımızın skor odaklı taktik varyosyanlar geliştirdiğini, uyguladığını göreniniz var mı? Ben daha önce de görmemiştim dün de görmedim. Takım maça hangi tempoda, düzende başlıyorsa öyle sonlandırıyor. Kötü oyun ve skorda tek taktiksel hamlemiz Enis Destan.
Aylardır görevde olan Şenol Hoca'nın pozitife evirdiği bir futbolcu ya da departman var mı? Tamam hücum opsiyonlarını çalışırsınız ama kreatif oyuncunuz yoksa sahada başarılı olamayabilirsiniz. Örneğin dün beş, altı pozisyonda rakibi eksik yakalama imkanı hatalı pas, yanlış adam ve yavaş girişim neticesi başlamadan bitti. Peki savunma? Tamamen egzersize, taktiğe bağlı organizasyondur. Gerek dün gerek diğer haftalarda özellikle de duran top kullandığımızda yediğimiz kontraların, pozisyonların, sayıların hesabı yok. Bu da mı görülmez, tedbir alınmaz. Şenol Hoca'nın ya kendisinden ya da teknik ekibinden başlanarak gerekli tasarruflar artık zaruri mahiyet arzetmektedir. Yarın ya da yarından da yakın.
Bir diğer yaramız da sağlık ekibi, departmanıdır. Bu ne Beyler! Yüzünde sivilce oluşan üç hafta yok, eline diken batan iki ay oynamıyor. Kemik çatlağı, kırığı ve bağ yırtığı, kopuğu harici iki hafta içinde dönemeyen her sakatlık size yazar bilesiniz. Elin sağlık ekibi yoğun bakımdan, morgtan adam devşirip maça hazır hale getiriyor. Bu kurulun yaptığı kamuoyu bilgilendirme mesajları, paylaşımları da adeta fıkra mahiyetinde. Kimsenin anlayamayacağı, tıp alanında doçentlik tezi gibi garip ve teknik sözcüklerin, cümlelerin sarfedildiği bu yöntem mutlaka güncellenmeli ve taraftarın merakını giderecek yalınlığa dönüştürülmelidir.
Gerek Hoca'mız gerekse yönetimimiz futbolcularla ilgili samimi ve şeffaf bilgilendirme yapmalıdır. Yönettiğiniz kurum taraftarındır ve halka açıktır. Siz MİT'e çalışmıyorsunuz, ülkenin bekasını temsil etmiyorsunuz arkadaş. On gün önce hafif sakat olan Vişça ve grip olan Draguş dün neden Samsun'a götürülmediyse lütfen yalın bir üslupla açıklayın. Hoca mı istemiyor kendileri mi bilmek istiyoruz.
İlk on birinde oynayan beş as futbolcusundan yoksun yani yarım takımıyla sahada olan Samsunspor'a yetmeyen gücümüz kime yetecek bilmiyorum. Sahi dünkü maçın ardından "Tamam da Trabzonspor'da da Mendy sarı kart cezalısıydı." şeklinde bir yorum, tespit duyanınız var mı? Ben duymadım da.
Bu süt oğlanları hiç sevemedim, hiç de unutmayacağım...






FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SPOR Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI