|
Tweet |
2015 yılında başta Sayın Bahçeli ve MHP olmak üzere Türk Milliyetçiliğinin diğer fraksiyonları, şehit aileleri ve Atatürkçü vatansever karakterlerin dik duruşu, keskin ve şiddetli muhalefeti neticesinde buz dolabına kaldırılan çözüm adındaki gaflet ve ihanet sürecini hepimiz biliyoruz, hatırlıyoruz.
O dolabın kapağına vurulan Kürşad kilidini kırmak, Alparslan mührünü yırtmak cüretini Sayın Bahçeli’den kimse beklemiyordu.
Kendi beyanıyla bin yıllık kardeşliği pekiştirmek için terörist başına kısmi özgürlük karşılığında terör örgütüne silah bıraktırmakmış maksadı.
Bahçeli'nin niyetine, samimiyetine ve dirayetine inansak bile o dolabın kapağını tekrar kapatacak siyasi takatı konusunda şüpheli ve endişeliyiz.
Başta mozaikçiler, ümmetçiler ve liboşlar olmak üzere Türk varlığına, üniter devlet yapısına yan gözle bakan ne kadar sosyal akbaba, siyasal sırtlan ve münevver vampir varsa topyekun sarılacaklar, saldıracaklardır dolabı boşaltmak için.
Mahalli özerklik, yerel bayrak, anadilde eğitim, ikinci bir resmi dil, Anayasanın değiştirilemeyecek hükümleri başta olmak üzere 42. ve 66. maddeleri ısıtılıp buzları çözülecek ve tartışılmaya, pazarlanmaya yeltenilecektir.
Terörist başının özgürlüğüne karşılık etnik bölücü ihanetin emellerinden ve silahlarından feragat edeceğine, ettirileceğine inanmak prematüre bir aklın ürünüdür. Devlet Bahçeli gibi tecrübeli, entelektüel bir liderin bunu bilmemesi düşünülemez.
Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Herhangi bir sınıfın, zümrenin ya da felsefi inancın tahakkümüne de dışlanmasına de cevaz vermeyecek idari ve hukuki yapıdadır. Kurucu irade bu durumu Anayasaya yansıtmış, değiştirilmemesi için de gerekli hassasiyeti göstermiştir.
Başta anayasamız olmak üzere bütün yasal mevzuatta defaatle vurgulanan "eşitlik" ilkesi, kavramı ortadayken bir etnik kimliği ayrıştırmak, ayrıca vurgulamak Yüce Devletimizin birliğine, dirliğine, bekasına hizmet etmeyecektir.
Anayasanın ilk dört maddesi nezdindeki hükümleri zayıflatmak, itibarsızlaştırmak ve tartıştırmak eksenli siyasi hezeyanların hedefi de toplumun nabzını ayarlamaya yönelikti.
Sayın Bahçeli ve MHP'nin yarın karanlık dehlizlerde kurulacak illegal masalarda sandalyesi olmayacağı gibi TBMM çatısı altında yapılacak legal düzenlemelerde de sesi kısık, parmakları eksik kalacaktır.
Daha öncede tecrübe edindiğimiz üzere adını ne koyarsanız koyun içine girilen sürecin aktörlerinden, muhataplarından, kapsamından, yörüngesinden ve olası çıktıklarından rahatsız olan/olacak dahili ve harici odakların TUSAŞ benzeri kanlı provokasyonlara yöneleceği gayet açıktır. Başta MİT ve emniyet olmak üzere bütün kolluk kuvvetlerimizin çok daha hassas ve uyanık olmaları zorunludur.
Bu talihsiz ve ucu açık süreç boyunca yaşanılacak her türlü sosyal, siyasal ve etnik sonuç başlama vuruşunu yapan Devlet Bahçeli’ye fatura edilecektir. Muhtemelen başlama vuruşunu yaptığı bu sürece gelecekte göstereceği şiddetli muhalefet kaale alınmayacağı gibi kişiliği ve temsil ettiği ideoloji yıllarca sürecek psikolojik saldırıların, algıların hedefi olacaktır.
Yaşanacak her türlü relaksiyon bile bir etnik bölücüyü, bir bebek katilini, caniyi TBMM ye davet beyanını uzun yıllar toplumsal hafızadan silemeyecektir.
ALLAH yar ve yardımcımız olsun. Tanrı Türk’ü korusun...