Bugun...



FUTBOL SANCILI DİL ACILI

Takımımızın maça başlayacağı esame listesi basın yayın mecralarına düştüğünde bordo mavi ailenin doksan dakikalık stres ve depresyon nöbeti geçireceğini düşünmüştüm.

facebook-paylas
Güncelleme: 30-11-2025 12:34:19 Tarih: 30-11-2025 12:21

FUTBOL SANCILI DİL ACILI

Bu durum Konyaspor’dan bağımsız bir düşünceydi. Süper Ligde herhangi takıma Oulai- Benjamin orta merkeziyle kafa tutmak, racon kesmek anlaşılması ve ulaşılması zor bir kurguydu çünkü.
Oulai dar alanda kıvrak, hadsiz (!) ve kreatif lakin temasın, kavganın ortasında kaldığında da bir o kadar mağdur ve mazlum oluveriyor.
Kankası Benjamin ise aylar sonra bir maçın başlangıcında forma şansı bulan, hepimiz için bir merak bir ümit figürüydü.
Gördük ki Benjamin hem güçsüz hem formsuzmuş. Hem de yetersiz demeye dilim de duygularım da mani oluyor şimdilik. Bu  sevimli ve sempatik karaktere pozitif ayrımcılık yapmanın da zaman ve fırsat vermenin de gerekliliğine inanıyorum.
Yukarıda tasvir ve taksirlerini sıraladığımız iki futbolcunun layt kaldığı merkezi işgal eden Konya takımı maçı ilk on beş dakikada bitirecek fırsatlar buldu.
Takımın hiç bir reaksiyon gösteremediği, ezildiği bu sekansı Onana ve Pina’nın üstün gayretleri, özverileriyle ağır hasar almadan atlatabildik ancak.
Skor üstünlüğü sağlayan rakibimizin biraz rehaveti biraz yorgunluğu biraz da beceriksizliği neticesinde oyuna ve skora ortak olduk ilk yarının kalan bölümünde. Yoksa Fatih Hocanın herhangi bir taktiksel, sistemsel müdahalesini göremedik ilk yirmi dakikalık fecaatin sonlanması için.
Ounachu’nun bir kaç maçlık nekahat sürecinden sonra yine bağlantıya çıkması ve rağbet görmesi bolca top kayıplarına ve kontraya maruz bıraktı takımımızı. Sadece ilk yedi dakikada beş adet basit top kaybetti dev adamımız. Benzer  basit pas hataları, top kayıpları  Zubkov için de geçerli. Bir farkla ki Zuvkov’un kayıpları daha çok tercih ve frekans odaklı hatalardan kaynaklanıyor. Takım arkadaşlarının Zubkov’u birinci bölgemizde Ounachu’yu hem bir hem ikinci bölgemizde mecbur kalmadıkça pas obsiyonundan muaf tutmaları gerekiyor. Belki bu ikaz futbolun olağan yapısına komik düşebilir ama denize düşünenden normaller beklenemez di mi?
Bir de Kazeem mevzusu var ki düşman başına. Bu oyuncumuzun verimsizliğini ve katkısızlığını artık yazmak istemiyorum. Yalnız enteresan bir tezatlığını dün gece daha net izledik, kanaat getirdik. Normalde açık oyuncuları rakip savunma bekiyle bire bir kalmak için meyleder, can atar. Hem süratini hem tekniğini daha kolay kullanır, gösterir çünkü. Bizim ki ise yanında Mustafa ve iki üç rakip futbolcu olmadan driplinge cesaret edemiyor. Ne diyelim bizim de sınavımız Kazeem demek ki. Sabır ve dua ile bekleyeceğiz .
Kiralanmasına ve oynatılmasına şiddetle muhalefet ettiğimiz Muçi’nin oyuna değilse de skora desteği bu maçta da sürdü. Hem penaltı hem frikik golünün sahibiydi. İlk transferi günü güçsüz, gamsız ve mevkisiz nitelemesi yaptığım bu Arnavut delikanlısı için çok da değişmedim. Ama bu skor katkıları çok önemli. Fatih Hoca da muhtemelen bu yönünü gördü, inandı ve yararlanmak istedi.
Dar, genç ve ortalama bir kadroyla alınan puanlar ve sıralama mükemmel. Lig ilerledikçe sakatlıklar, cezalar, form düşüklükleri dar kadroların en büyük handikabıdır. Trabzonspor malesef bu handikapı yaşamaya başladı. Gerek Fatih Hocayı gerekse oyunu insaf ölçülerine sığmayan dozda yermeyi doğru bulmuyorum mevcut konjektürde. Hatta gelecek hafta yaşanabilme olsasılığı yüksek bir Göztepe mağlubiyeti, faciası da fikrimizde revizyona sebep olmaz, olmayacaktır, olmamalı.
Fatih Tekke’yi saha içinde Danylo’ya yetersiz Okay’a gereksiz verdiği fırsatlar dışında esaslı eleştirilerden hep muaf tuttuk, gördük görevi boyunca. Hala da aynı muammeleye tabi ve güçlü bir kredisi mevcut.
Taraftarın, camianın ve takımın üzerine titrediği, toz konduramadığı, inandığı ve güvendiği Fatih Hocanın artık klasik hale gelen her maç sonu sitemleri, tripleri, gerginliği ve yaralayıcı üslubuna hayret ediyoruz. Hocam, efsanesi olduğun, ümidi olduğun, idolü olduğun bu cefakar ve sadık taraftarların gönlünü daha fazla zorlama lütfen. Dilin artık acı vermeye başladı, yapma.
Hazır saha dışına çıkmışken şu sponsorluk hadisesine dair bir kaç cümle kurmak istiyorum. Bu konu sportif olmaktan uzaktır ama Trabzonspor da bir şekilde muhatap edildiği için değinmek hasıl oldu nacizane... ABD menşeli çok uluslu bir meşrubat devinin antisemitik duyguların konsolide ve deşarjı için bolca kullanıldığını görüyoruz ülkemizde. Gerek ülkemizin gerekse İslam aleminin her milli güvenlik tacizlerini bu meşrubat markasını boykot ederek halletme komedisinden kurtulalım artık. Ülkemizi geçin Filistin’de hatta Gazze’de üretim, dolum ve ambalaj tesisleri ve binlerce istihdamı olan bir firmayı, ürünü bu kadar politikleştirmek, kriminalleştirmek ortalama bir aklın tezahürü dışında görüyoruz. Lütfen bu algıya ve dalgaya son verin. Şayet futbola siyasi hamleler katacaksak bu siyonist katillere sözkonusu meşrubatçıdan çok daha güçlü destek veren FİFA’ya UEFA’ya had bildirmeliyiz. Böylece mecra dışına da çıkmamış oluruz gibi değil mi? Sahi Trabzonspor’dan ya da TFF’den İsrail futbolunun cezalandırılmasına/cezalandırılmamasına dair bir arzu, tepki duydunuz mu okudunuz mu?
Ha unutmadan dün oyuna dahil olunca son derece hırslı ve yararlı gördüğümüz Danylo daha fazla süreyi, fırsatı ve güveni hak ediyor...







FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SPOR Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI