|
Tweet |
Bu sezon deplasmanda hiç kazanamayan Trabzonspor dün akşam kendi sahasında 3-0 öne geçtiği Gaziantepspor maçının son dakikalarında ecel terleri döktü. Zorda olsa maçı 3-2 kazanan fırtına oyun olarak hala iyi sinyaller vermiyor. Kısacası Gaziantepspor oynadı, Trabzonspor kazandı.
Maça çok kötü başlayan ev sahibi Trabzonspor’un oynadığı oyunu kimse çözemiyor.
İlk yarı boyunca sahanın her yerinde savaşan bir Gaziantepspor izledik.
Düşünebiliyor musunuz; Trabzonspor’dan üç oyuncu, Gaziantepspor’lu bir oyuncudan topu alamıyor.
Kırmızı Siyahlılar öyle savaştılar ki, oyuncular düşüyor, kalkıyor, mücadeleyi bırakmıyor ve topu kazanmak adına olağanüstü mücadele ediyor.
İlk 45 dakikada Trabzonspor’un organize hiçbir atağını izleyemedik. İki duran top sonucu iki golle soyunma odasına 2-0 önde gitti.
İlk yarıda, her zaman olduğu gibi kurtarışlarıyla Trabzonspor’a hayat veren Uğurcan, maçın 13. dakikasında Sorescu ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda yine takımını ipten aldı. O pozisyon gol olsaydı, sonrasını düşünemiyorum.
İkinci yarıya 2-0 önde olmanın rahatlığı ile daha iyi organize olan, daha iyi mücadele eden bir Trabzonspor izleriz düşüncesini taşırken yine sahada çok kötü bir Trabzonspor izlemeye devam ettik.
Her zaman olduğu gibi geçişlerde çok büyük sıkıntı yaşayan Fırtına, orta sahada lider oyuncusu olmayınca orta saha yolgeçen hanı oldu.
Rakipler orta sahayı hiçbir zorlukla karşılaşmadan çok rahat geçiyorlar ve bu da Trabzonspor kalesinde pozisyon üstüne pozisyon vermesine neden oluyor.
Daha önce Antalya ve Sivas maçlarında Trabzonspor’unn oynadığı oyunu Gaziantep maçında göremedik.
Trabzonspor eğer üçüncü golü bulmamış olsaydı maçın sonucu acaba ne olurdu?
Ya sonrası Şenol hoca öyle değişiklikler yaptı ki inanmak mümkün değil. Neredeyse 3-0’dan maç 3-3’e gelecekti.
Selçuk İnan üç değişiklik yaparak neredeyse maça ortak olurken, Şenol hocanın değişiklikleri sonucu facia olabilirdi.
Elbette hafta içi kupa maçı var. Rotasyon yapman gerekir, Savic’in sarı kartı var ama bu maçta üç puanı kaybedersen sıralamada nerede olacağını hiç düşündün mü hocam?
Trabzonspor öyle veya böyle maçı kazandı.
Bu üç puan ilaç gibi geldi.
Geçen hafta Beşiktaş maçında Vişça’yı eleştirenlere soruyorum; dün akşam Vişça olmasaydı Trabzonspor kazanabilir miydi?
Vişça, Trabzonspor’da 85 maçta 16 gol 25 asistle oynuyor. Bu ayrıntıyı da gözden kaçırmayalım. Vişça’ya haksızlık etmeyelim.
Gaziantep maçında Başta Uğurcan olmak üzere Saviç, Batagov, Zubkov, Sikan, Vişça ve Banza galibiyetle önemli rol oynadılar diyebiliriz.
Hakem konusuna gelince, Atilla Karaoğlan dün akşam yine uyduruk bir penaltıya imza attı. Maalesef Trabzonspor’un canı yanmaya devam ediyor. Hakem facialarının önüne bir türlü geçilemiyor.
Artık Gaziantep maçı geride kaldı. Şimdi gözler Çarşamba günü oynanacak olan kupa maçına çevrildi.
Bu oyunla birlikte Trabzonspor, Rize karşısında hüsrana uğrar. Rizespor’un hücumda etkili silahları var, yakaladı mı asla affetmez.
Öyle gösteriyor ki, Trabzonspor’u zor bir kupa maçı bekliyor.
Herkese iyi haftalar diliyorum.
Kalın sağlıcakla…