|
Tweet |
Trabzonspor, Başakşehir ile berabere kalarak, Fenerbahçe’yi yakalama şansını değerlendiremedi.
Geçen hafta Alanya, bu hafta Başakşehir maçlarında 4 puan bırakan Trabzonspor, şampiyonluk hayallerini bitirirken, ikincilik yarışında da büyük yara aldı.
Karadeniz Fırtınası, bu sezon özellikle iç sahada Gaziantep, Samsun, Alanya, şimdi de Başakşehir maçında hepsinde ikişer puan bıraktı.
Düşünebiliyor musunuz; bu maçlarda puan kaybı yaşanmamış olsaydı Trabzonspor şu anda 73 puanla ligin zirvesinde olacaktı.
Maalesef kaçan balık büyük oluyor.
Yine Trabzonspor adına bir başka istatistik paylaşalım.
Trabzonspor bu sezonda öne geçtiği 5 maçta 1 yenilgi 4 beraberlik alarak toplamda 11 puan kaybetti.
Kısacası fırtına adına söylenecek çok keşkeler var…
Neyse maça gelirsek; Galatasaray maçında tribün olayları nedeniyle yaklaşık 35 bin taraftara ceza verilmişti. Ardından yönetim bilet fiyatlarında indirim yapınca taraftarlar tribüne akın etti.
Muhteşem atmosferde başlayan maçın ilk yarısında müthiş bir mücadele vardı. Başakşehir’i ilk kez bu kadar iştahlı gördüm. İnanılmaz bir ön alan baskısı yaparak Trabzonspor’un direncini kırmaya çalıştılar. İlk yarıda bunda da başarılı oldular. Onuachu’nun pozisyonu dışında pozisyon vermediler.
Bordo mavililer, rakibin önde baskısı nedeniyle çıkmakta bir hayli zorlandı.
Özellikle Folcarelli’nin olmaması, Trabzonspor’u derinden etkiledi.
Fırtına adına etkili bir orta saha izleyemedik.
İlk yarıda daha etkili oyun ortaya koyan ve bir çok pozisyona giren konuk Başakşehir karşısında kaptan Savic yerinde müdahaleleriyle rakibini tek başına durdurdu diyebiliriz.
Kısacası Savic’in bu haftaki performansına şapka çıkarılır. Mükemmel oynadı, sahanın en iyisi idi.
İkinci yarıya da ilk yarıda olduğu gibi iyi başlayan yine Başakşehir oldu.
Başakşehir özellikle kanat organizasyonlarıyla çok hızlı ve çabuk çıkarak, Trabzonspor kalesinde etkili oldu.
Nwakaeme’nin yerine Lovik’in oyuna girmesinden sonra Mustafa kanata geçti. Bu dakikadan sonra fırtına üstünlüğü ele geçirdi.
Maçın en iyilerinden olan Mustafa orta alandan aldığı topu ceza sahası önüne kadar getirde ve Augusto’ya öyle bir pas attı ki, adeta al da at dedi.
Augusto da gereğini yaptı ve takımını öne geçirdi. Evet Augusto güzel bir gole imza attı ama oyunda hiç yoktu.
Augusto eski günlerini arattı. Folcarelli’nin olmadığı maçta daha çok sorumluluk alması gerekiyordu.
Maçın son dakikaları yaklaştıkça stres arttı, fırtına tamamen geriye yaslandı.
Bu geriye yaşlanma Trabzonspor’a pahalıya maloldu.
Fatih Hoca ne yapsın?
Yedek kulübesinde oyunun kaderini değiştirecek bir tane oyuncun yok, oyunu tutabilecek bir tane oyuncun yok.
Fatih Hoca bence, Nwakaeme ile asla başlamamalı, onun oynayacağı zaman son yirmi dakika.
Yine maçı tutmak istiyorsan Oulai’yi neden çıkarıyorsun?
Oulai yok, Zubkov yok. Sevgili hocam topu ayağında tutacak oyuncu kaldı mı?
Fatih Hoca oyuncu değişikliklerinde hata yaptı, bu yüzden puan kaybetmede en büyük etken oldu diyebiliriz.
Bir başka acı gerçeği de göz ardı etmeyelim;
Şuanda ligin dibindeki takımların bile kadro derinliği var, kulübesi zengin.
Trabzonspor’un sadece ideal bir 11’i var. Sakat ve cezalı olmadı mı sorun yok.
Geçen hafta Onuachu yoktu, Trabzonspor kazanamadı, bu hafta Folcarelli yok yine kazanamadı. Varın gerisini siz düşünün.
Hakeme Alper Akarsu’ya gelince…
Trabzonspor’un iki tane penaltısını es geçti.
Acaba o pozisyonlar Fenerbahçe ve Galatasaray maçında olmuş olsaydı aynı kararı verebilir miydi?
Trabzonspor bir kez daha hakem kurbanı oldu.
Yapılacak bir şey yok.
Hakemlerimiz iyi olsaydı, dünya kupasına giden hakemimiz olurdu.
Neyse Başakşehir maçı geride kaldı.
Perşembe günü Samsun’da kupa maçı var. Zor maç olacak.
Haydi hayırlısı diyelim.
Kalın sağlıcakla…