|
Tweet |
Trabzonspor "Avcı"lık sevdasından feragat edip yeni bir heyecan ve organizasyon arayışına girdi iki hafta önce.
Arayan ya Mevlasını ya efsanesini (!) bulurmuş.
Bizim talihimiz ikinci şıktan yana tecelli etti. Şenol Hoca beşinci kez tahta çıkarıldı.
Bordo mavi cemiyetin bu tercihte gönlü olmadığını biliyoruz ama "Güneş" batmadıkça yıldızların doğmayacağını öğrenmiş, deneyimlemiş olduk.
Cülus merasiminin bir Beşiktaş derbisine denk gelmesi Şenol Hoca için hem ilginç hem de şanstı. Bir tarafta şaşalı bir kariyer ve şampiyonluklar kazandığı üvey takımı öbür yanda efsanesi olduğu esas takımı.
Taraftarların yeni hoca, yeni sezon, yeni transferler merakıyla ağzına kadar doldurduğu tribünler önünde şok bir başlangıç yaşandı.
Visça gibi bir futbol aristokratının yeri, zamanı ve pozisyonu itibarıyla gayrimeşru hareketi maçı olağan beklentinin elinden alıp misafir takımın inisiyatifine devretti.
Maçın kuşluk vaktinde bir adamı kaybetmenin fiziki zorluğu telafi edilse de kaybedilen oyun aklı olunca takımımız savunmada kalakaldı. Böyle olunca on kişilik takımdan umulan ikinci bölge aksiyonları yetim, üçüncü bölge aksiyonları öksüz kaldı.
Bir duran top golüyle skor avantajını da heybesine koyan ekibimiz yaklaşık seksen dakika kalesinin önünde hattı müdafaa futbolu oynadı.
Önünde bütün takımın etten duvar örmesine rağmen bir puanı Kaptan Uğurcan’ın olağan dışı performansı ile kazandık.
Bir hücum oyuncusunun ceza sahanıza beşinci vitesle intikalini orta sahanız seyrediyor savunmanız park halinde bekliyorsa size üç Uğurcan da çare olamaz, olamadı da.
Senaryosu benzer maçlar için kullanımı elzem olan Trezeguet gibi atletik bir hücum karakterinin Araplara bağışlamasını umarım sorgular idari ve teknik heyet. Üstelik kanat rotasyonu zaafa uğratılarak.
Yeni transfer Banza mobil tarzı ve atletik donanımı ile dikkat çekti. Karşılaşmanın spesifik durumu nedeniyle asli görevindeki yeterliliğini, becerisini göremedik, ölçemedik.
Şenol Hoca’nın, bireysel performanslar üzerinde yarattığı pozitif etkiyle oyun ve skor ürettiği futbol kamuoyunun genel kanısıdır. Bu kadar kısa sürede herhangi bir futbolcuya dokunabildiğini göremedik sahada. Bunun için zamana, desteğe ve tahammüle ihtiyacı olduğu aşikâr. Umarım gösteririz.
Eğri oturup doğru konuşalım mevcut futbolcu stoğu ile Trabzonspor ligde şampiyonluktan ziyade tabela mücadelesi verebilir ancak.
Beşiktaş’ın Portekizli futbolcusu Rafa Silva’nın gerek dar gerek geniş alanlardaki inceliği, zekâsı, tekniği harikaydı. Onun mevkisinde Enis Bardhi’yi izlemenin bahtsızlığını yaşadık, yaşıyoruz iki yıldır. Ne günah işlemişsek!
Başkanımız büyük maçların akabinde daha sakin ve olgun kalabilmeli. Bunu başaramıyorsa mikrofonların üzerine bir profesyonel yönlendirmelidir. Onun söylediklerinin aksine maçın hakemi bir iki nötr hatası dışında fena değildi.
Başta Uğurcan olmak üzere bütün takımı hırslı ve istekli tavırları nedeniyle kutluyorum…