|
Tweet | Tarih: 29-03-2020 18:59 |
İYİ Parti olarak küresel Koronavirüs salgınıyla mücadele için alınacak kararlarda devletin ve hükümetin yanında olduğunu, en başından ifade ettiklerini, halen aynı tavırlarını sürdürdüklerine dikkat çeken İYİ Parti Teşkilat Başkanı Ankara Milletvekili Koray Aydın, "TBMM’de ve ülke sathında yapıcı muhalefet anlayışımızı sürdürürken, alınan ve alınacak kararlarla ilgili görüşlerimizi iktidar ve kamuoyu ile paylaşmayı da önemli bir sorumluluk ve vazife olarak görüyoruz."dedi.
Aydın, şöyle devam etti:
“Üzülerek ifade edelim ki iktidarın aldığı ekonomik tedbirler, salgının bilhassa ekonomik yönden ağır bir biçimde etkilediği kitlelerin beklentilerini ve ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktır. İktidarın ekonomik destek paketinde, erteleme vardır, öteleme vardır, ancak doğrudan destek yoktur. Önceden beri yardım alan kayıtlı ihtiyaç sahiplerine yapılacak yardımlar ile en az emekli aylığının bin 500 liraya çıkarılması dışında neredeyse somut bir destek yok gibidir.
SALGINDA GÖREVLİ OLAN HERKESE EK ÖDEME YAPILMALI
Sayın Sağlık Bakanı’nın açıkladığı ek ödemelerin tavandan yapılacağı müjdesi, sağlık hizmetlerinin bir bütün olduğu gerçeğinden hareketle, doktorundan, hemşiresine, memuruna ve temizlik görevlisine kadar bütün sağlık çalışanlarını kapsayacak şekilde düzenlenmesi şarttır. Ayrıca Koronavirüs salgını nedeniyle gece-gündüz, yağmur-çamur ve soğuk-sıcak demeden fedakârca görev yapan polislerimize, jandarmalarımıza, zabıtalarımız, temizlik ve güvenlik görevlilerimize de emeklerinin karşılığı verilmeli, salgında aktif olarak çalışan tüm görevlilere ek ödeme yapılmalıdır. Ertelemek ve ötelemek adı üzerinde sorunları sadece ertelemeye ve ötelemeye yarar, kesinlikle çözmez. Elektrik, su, doğalgaz, vergi, sigorta borçları, kredi borçları ertelenmiş olsa da; krizden etkilenme durumlarına göre tüm toplum kesimlerine doğrudan ve kalıcı destekler vermek şarttır. Koronavirüs salgını pansuman tedbirlerle atlatılma hatasına düşülürse, salgının ardından ortaya çıkacak ağır ekonomik krizin ve hatta ekonomik buhranın altından ülke olarak kalkmamız çok zor olacaktır.
ŞİMDİ İHTİYAT AKÇESİNE İHTİYAÇ VAR, AMA ORTADA AKÇE YOK!
Merkez Bankası’nın tam da bu günler için başvurulmak üzere ayırdığı ihtiyaç akçesi iktidar tarafından sorumsuzca harcanmamış olsaydı, Koronavirüs kaynaklı ekonomik krizi çok daha hafif hasarla atlatmamız mümkün olacaktı. Savaş durumunda, olağanüstü hallerde ve beklenmeyen ağır ekonomik krizlerle karşılaşıldığında kullanılması gereken Merkez Bankası ihtiyaç akçesine şimdi çok ihtiyaç duyuyoruz ama akçeler çoktan harcanmış durumdadır. İktidarın elinde kullanılacak kaynak olarak; zamanında büyük bir ferasetle 57. Hükümet döneminde çıkarılan ve 8 Eylül 1999 tarihinde yürürlüğe giren 4447 Sayılı Kanun gereğince kurulan İşsizlik Sigortası Fonu dışında kullanılacak bir kaynak ne yazık ki kalmamış görünüyor. Anlaşılan odur ki karşılıksız para basma veya IMF’den borç alma alternatifleri de ekonomik krize merhem olmaktan uzaktır. Yapılması gereken; “itibardan tasarruf olmaz” anlayışını bir kenara bırakıp Yüce Allah’ın haram kıldığı israfı her alanda önlemek ve tüm ülke sathında bir tasarruf seferberliği başlatmaktır. Yapılması gereken; algı yönetimini bir kenara bırakıp, krizi yönetmektir.
KANAL İSTANBUL’LA İLGİLİ İHALE; ADETA YANGINDAN MAL KAÇIRMAKTIR!
Geçtiğimiz günlerde Kanal İstanbul Projesi kapsamında yapılan köprü ihaleleri, milletimizin yüreğini sızlattı ve kamu vicdanında onulmaz yaralar açtı. Aklı başında herkes bu ihaleler için en azından “zamanı değildi” ve bu yapılan “yangından mal kaçırmaktır.”