|
Tweet |
İlgili süreci, reorganizasyon (yeniden yapılandırma) olarak tanımlamak mümkündür.
Böyle bir organizasyonun kurgusunun doğru oluşturulması, zamanlaması, etkin biçimde yaşama geçirilmesi, kurumların (takımların) mevcut performansı ve geleceği açısından belirleyici role sahiptir.
Bordo mavili ekibimizin her sezon öncesi reorganize olma gereği, çabası maalesef gelenekselleşmeye başladı.
Oysa bu işin öncüleri, evrenselleri farklı tarzlarda yönetiliyor.
Her yıl yeniden yapılandırmadan çok sistem ve kadro üzerinde hedefe tenasüp tadilat, tamirat ve takviyelerle organizasyonlarını geliştiriyorlar.
Trabzonspor’un bu yıl kadrosuna kattığı veya planladığı onun üzerinde futbolcu ile bir oyun inşa etmesi tabi ki uzun soluklu bir süreç olacaktır. Aksi mümkün mü? Tabi ki. Siz futbolun diline, donanımına, karakterine hakim oyuncu tercihleri yapabilirseniz eyvallah. Lakin bu yöntemde bursluluk yok. Parayı verip düdüğü çalabilirsiniz.
İşte sezonluk on milyon euroya yakın kazançları ile Rafa Silva ve İmmobile her sisteme uygun her tekıma lazım. Var mı kulubümüzün bu döviz zenginliği diye düşünmek lazım.
Şu algıdan da kurtulalım lütfen. On kişi yerine iki, üç üst kalite takviyesi yapılsaydı ya! Halbuki on kişinin maliyeti Mourhinho’nun maliyetinden az, İcardi’nin yıllık kazancından birazcık fazladır. Ayrıca futbolcu normunda keyfiyet kadar kemiyette zorunlululuktur.
Aynı işi yapan insanlar arasındaki fahiş üçretlendirme farkı huzursuzluk, kıskançlık ve motivasyon zaafıyla neticelenir.
İşte bu tesbitler ışığında maça dair yorum yapmaya çalışalım.
Abdullah Hoca’nın rotasyondan çok sirkülasyona dönen takım tertibi kolektif uyumsuzluğun giderilmesini zorlaştırıyor. Akşamki mücadele altıncı resmi maçımızıdı. İlk onbir istikrarı Uğurcan, Denswil ve Mendy’den ibaret. Bu sürdürülebilir değil.
İki kanat beki Barisiç ve Ozan’ın seleflerine göre oyuna iki yönlü katkıları, Saviç’in sahaya tecrübe enjeksiyonu, Okay’ın altı numaraya fiziki ve temaslı reaksiyonu geçen maçlara göre artı gelişimlerdi.
Visca’nın etkisizliği, güçsüzlüğü inşallah spontanedir. Orta sahamızın hücuma verimsiz halleri ise mevcut futbolcularla daimi olacaktır. Beşiktaş’ın aynı mevkideki kramponlardan üç gol ve bir asist katkısını gördük dün akşam. Çok benzer pozisyonda Paulista’nın asistini golle sunuçlandıran Fernandez ile daha kolayında Saviç’in pasını mundar eden Bardhi’nin mevcudiyeti, handikapı işimizin zorluğunu anlatmak için yeterlidir sanıyorum.
Mendy’nin sekiz numaranın gerekleri olan şut, dripling, ikiye bir, asist ve skor katkısı olmadan büyümesi, büyük gösterilmesi yanlıştır. Gelişimine ket vurmaktır. Çok ekmek yemesi gerekir taş fırınlardan.
Abdullah Hoca ile oyun organizyonu ne zaman hemhal olur bilemem ama takımımızın özellikle hücumda çok ağır olduğu, kaldığı gerçeği üzerinde çok çalışmalıdır, çooook.
Rövanşında aynı zorluklara gebe olduğunu herkes bilmeli. Yani fifti fifti...