|
Tweet | Tarih: 01-09-2026 09:10 |
Salah baktı ki en çok top Onana’da, en çok topla oynayan neredeyse o, en doğru işi yapan o, adam eksiltebilen o, sahadaki yeri ve görevi belli olan yine o... “Bari ona yakın oynayayım” dedi! Trabzonspor adına gecenin özeti belki de bu tuhaf görüntüydü.
Koca takım, Salah gibi bir oyuncuyu topla buluşturmakta bile anormal derecede zorlanınca ortaya izleyenin keyif almayı bırakın, “Bu takım ne oynamaya çalışıyor?” sorusuna cevap bulamadığı bir futbol çıktı. Saha içinde, saha kenarında ne yaşanıyor, elbette dışarıdan bütünüyle bilmek mümkün değil. Ancak görünen ortada: Mazeretlere feda edilen, gereksiz savunmalarla geçiştirilen bir tuhaflıklar silsilesi var.
Kusura bakmayın; Trabzonspor bu kadroyla maç kazanır, kaybeder, puan toplar, puan bırakır. Futbolda bunların hepsi var. Ama bu oyunu taraftarına kabul ettiremez! Çünkü mesele artık skor değil, ne oynandığının anlaşılamamasıdır. Daha vahimi, Trabzonspor’un ne kadar kötü göründüğünü anlayabilmek için Amed’in ne kadar doğru oynadığına bakmak zorunda kalmamızdı.
Bir tarafta kısa sürede takım olmuş, ne yapmak istediğine dair kanaat oluşturabilen Amed; diğer tarafta uzun zamandır ne oynadığı belli olmayan, ancak yıldızları bireysel olarak parladığında varlık gösterebilen, yüzlerin asık olduğu Trabzonspor...
Ortaya çıkan tablo tesadüf değil. Hafta içi bir istifa krizi, hafta sonu bir mağlubiyet...
Bazı şeyler zorlamayla olmuyor. Hele futbol, hiç olmuyor.