|
Tweet |
Kâğıt üzerinde baktığınızda kadro maliyeti ve kadro kalitesi olarak Ferençvaroş takımının Trabzonspor’u elemesi çok büyük bir sürpriz.
Futbolda böyle sürprizler nadir de olsa olur ancak Ferencvaroş’un Trabzonspor’u elemesi kesinlikle sürpriz değil.
Futbol maçları oynamadan maçtan önce simülasyon yapılır. Bir taktiğe göre oynanır ve maçlar maçtan önce kazanılır ya da kaybedilir.
Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke’nin başarılı olmasını istiyorum ancak Trabzonspor’un başarılı olmasını daha çok istiyorum.
Trabzonspor’un dolayısı ile Fatih Tekke’nin içimize sinmese de bir A planı var ancak B,C,D planları yok.
A planı; topu oyuna Onana sokacak, stoperlerin paslaşacak, rakibi üzerine çekecek… Rakip takım hocaları da salak ya Trabzonspor’a önde baskı yapacak, Trabzonspor baskıdan kurtulacak, hızlı hücumlarla yavaş Onuachu ile gol bulacak. Bu çağdışı A planından başka bir plan da yok.
Her şey kırmızı kartla altüst oldu diye düşünenler olabilir ancak bana göre hiç de öyle değil.
Gole ihtiyacı olan Trabzonspor maça önde baskı ile başlaması gerekiyordu ancak ne görelim yine geriden oyunu kurmaya çalışmak sabırla pas yapmak golü tesadüflere bırakmak gibi bir oyunla maça başladık.
Oyun tam da rakip takımın istediği gibi giderken topa sert oynamamız gereken bir pozisyonda rakibe sert girerek verilen kırmızı kartla maç orada bitmiş oldu.
10 kişi ile karşında organize bir takıma karşı bırak tur atlamayı pozisyon bile bulamadık.
Rakip Ferencvaroş takımında oynayıp da şu adam Trabzonspor’da olsaydı dediğimiz tek bir futbolcu yok ancak hocaları değişsek senaryo çok başka olur diye düşünüyorum.
Fatih Hoca bu akşamki haliyle ve de sezon başından beri yaptıklarıyla ve demeçleriyle Trabzonspor’u ileriye taşıyacağı umudumu gittikçe kaybediyorum.
Birkaç hafta daha beklemek gerekiyor diye düşünsem de bir ışık göremiyorum.
Sahaya çıkan kadroya bakıyorum Cibuike’nin olmaması çok büyük bir eksiklik ancak ne Saviç ne de Cenk bu takımın stoperleri olamaz.
Pina gibi geçen yılın en iyilerinden olan bir sağbeki kesip asıl bölgesi sol taraf olan Cabral’dan sağ bek yapmak, sağ tarafın futbolcusu olan Mustafa’dan sol bek yapmak, Muçi, Malinovski ve Melih’ten oluşan bir orta saha ile maça çıkmak ve her şeyden önemlisi formsuz ve ağır bir Onuachu’yu ısrarla sahada tutmak bir teknik direktör yetersizliğidir.
Her rakibe karşı aynı taktikle oynamak dünyanın hiç bir takımında yoktur. Ancak ve ancak çok üst düzey bir takım olursunuz; Barcelona, Manchester City, Bayern Münih, Real Madrid gibi oyununuzu rakibe kabul ettirirsiniz o zaman sadece A planıyla gidersiniz.
Üzüntüm şu ki bu takım hem mental hem de fiziksel olarak sezona hiç hazırlanamamış. Üstüne çok üst düzey futbolcular da transfer edilmiş. O üst düzey futbolcular teknik direktör yetersizliğini fark ettiği anda bütün sistemler çöpe gider.
Dünyaca ünlü futbolcumuz Muhammed Salah açısından belki de kariyerinde böyle bir aşağılanmış sonuç yoktur. Bu Salah gazı böyle giderse çok erken bitecek gibi gözüküyor. İddialı bir oyun sistemi olmayan takımda Salah’ta yakında salar.
Yazıya maç bitmeden başladım ve şu anda maç sonucu 4-0. Bu sonuç çok aşağılayıcı bir sonuç umuyorum ve de bekliyorum ki bu sonuçtan ders alınır ve teknik ekip kendi muhasebesini yapar. Teknik ekip derken Fatih Tekke’nin yardımcılarından da bahsediyorum. Yorumlarını çok beğendiğim Abdullah Ercan kulübede oturan bütün yardımcıları cebinden çıkartır.
Sonuç olarak takımın sahada kadro bedeli yüksek olan takım değil, mücadele eden takım oyunu oynayan takımlar ve maçı maçtan önce zihninde oynayan hocalar kazanıyor…
Son söz olarak, sahada Fatih Hocanın beden dili ve Futbolcuların ruh halinden şunu görüyorum ki Saviç Fatih Hoca’dan daha yetkili, Onana Fatih Hoca’dan daha otoriter, Salah ben buraya nereden geldim der gibi… Bu da gösteriyor ki Fatih Hoca’nın bir otoritesi yok.
Bu arada Şampiyonlar Ligine kalan Fenerbahçe’yi ve UEFA Avrupa Ligine kalan Beşiktaş’ı kutluyorum…