Trabzonspor, Avusturya'daki ikinci hazırlık maçını da gol atamadan kaybetti.
Gol dediğimize bakmayın isabetli şut atamadı demeye dilimiz varmıyor da.
İlk maçta olduğu gibi ikinci maçta da Ounachu'nun cılız bir kafa şutu dışında rakip kaleciye antreman yaptıramadık vesselam.
Fatih Hoca, muhtemelen zihnindeki ilk on birle başladığı mücadelede ön alan baskısını test ettirdi takımına. Hem ilk yarının hem ikinci yarının başlarında şiddetle uygulanan baskı topu kazanmada başarılı olsa da skora, sonuca yansıtılamadı.
Takımın hücum aksiyonlarında kısır kalması en belirgin zaafımızdı.
Ounachu iki net pozisyonu kalitesine yakışmayacak dokunuşlarla heba etse de çok yalnız kaldı rakip ceza sahasında ve civarında.
Bu dev adama kenarlardan lojistik sağlayacak önlü arkalı çizgi oyuncuları birbirlerine yabancı kaldılar, senkron olamadılar.
Sağdaki ikiliden Pina hem savunmayı yaptı hem hücumu. Geçen yıl bıraktığı yerden üstüne koyarak devam ediyor. Partneri Saviolo ise ne hücumda vardı ne savunmada. Bir iki sansasyonel çalımı ve topla sörfü de olmasa bu transfer döneminin sükutu hayalimiz olurdu. Belki intibak belki zayıflık belki de taktik gereği ama özgüveni çok küçük Portekizlinin. Fatih Hoca ısrarla sağ ön arayışında haklı. Saviolo şimdilik rotasyon statüsünde görünüyor.
Soldaki ikiliden Cabral duran toplar dışında sıfır hücum katkısıyla oynadı. Bu durum Pina'nın sürekli hücuma çıkması saikiyle de olabilir. Yani sağ bek hücumda iken sol bek arkada nöbette bırakılır genelde taktik icabı. Ama şimdilik o mevki Mustafa'nın olacak galiba. Aral ise sol bekinin yalnızlığında çabaladı durdu. Bazen Muçi’yle kankalık yaptı bazen de merkeze kaçtı toplu ve topsuz. Her halükarda vasat bir performans seyrettirdi bize.
Hücumu merkezden destekleyecek Muçi bayağı etkisizdi. Belli ki hazır değil. Benjamin ise sadece ikinci bölgeye top taşımada başarılı. Üçüncü bölgeye geçen yılda cesaret edemiyordu bu maçta da edemedi. Gol ve asist katkısı yapamazsa level atlayamaz transfermarktta. Folca takımın en çok koşanı, vuruşanı ve kazananı olarak alkışı hak ediyor. Nazar değmez inşallah.
Fatih Hoca zihnindeki on birle başladı demiştim ya bence Cabral'ın yerine Mustafa, Saviç'in yerine Batagov, Saviolo'nun yerine Metehan oynayacaktır ilk on birde muhtemelen.
Salih için ayrılık hayırlı olur demiştim bir önceki yazımda. Galiba olacak gibi. Gidecek, oynayacak, gelişecek ve paşalar gibi dönecek sevgili Salih.
Bir ikaz da Sayın Başkana yapalım haddimizi aşarak. Bu kadar Al Sadd yeter. Nwaiwu’yu gönderme Başkanım. Sezonu heba etme ne olur!
İkinci on birde bu defa sağ önde görevlendirilen Kuzey yine çok etkileyici, ümit vericiydi. Şımarmak, kaytarmak, oldum yeter demek yok çocuk. Profosyonel abilerinin bir dediğini iki etme sakın.
İkinci on birin Metehan'ı çok etkili, Umut'u çok etkisiz, Mitongo'su ise heyecanlı ve acemiydi. Belçikalıyı ilerleyen zamanda daha net tanırız herhalde. Şimdilik ne dersek beyhude.
Al Sadd takımının Brezilyalı on numarası Claudinho'ya bayıldım. Otavio ve Firmino da hala çok klaslar ama Claudinho tepeden tırnağa süzme playmaker. Umarım bu yıl olmasa da gelecek yıl bordo mavi forma giyer.
Saygılar efendim...