Şenol Güneş yönetiminde ilk randevu üvey takımı Beşiktaş'a karşıydı. İlginç demiştik. İlginçlikler serisi peşini bırakmadı Hocamızın. İkinci maçı dünya futboluna kazandırdığı Burak Yılmaz’ın, üçüncü maçı Türk futboluna kazandırdığı Selçuk İnan’ın takımları oldu.
Her üç müsabakada da Hoca değişikliğinin kısa vade belirtilerini izleyemedik, gözleyemedik.
Beşiktaş maçını Visca’nın erken ihracı nedeniyle hoş görüp, boş versek bile Kayserispor karşısında yaşadığımız şoklamaları ciddiye alıp çekidüzen vermeliydik takıma, futbolcuya ve organizasyona.
Bu maçın analizi yapılırken, oyunu şekillendirme dinamikleri olarak fizik, teknik, organizasyon ve bireysel performanslar çapraz sorguya alınarak aktif ve pasif değerler tespit edilmeliydi. Bütüncül düşünce metodu ile yapılmalıydı bu check up.
Dünkü maçta sahaya çıkan onbir ve sergilenen melodramdan anladığımız Kayserispor maçındaki berbat futbol bireysel performanslar üzerinden okunmuş, değerlendirilmiş.
Maçtaki hücum fukaralığı bölgenin
aktivistleri Draguş, Orsiç ve Bardhi’nin eylemsizliğine yorulmuş ve yedek kulübesine oturtuluvermişler.
Oysa takımda fiziki değersizlik, teknik yetersizlik ve organizasyon kaosu olduğu açık ve netti.
Kaleciniz topu oyuna zamanında ve etkili katamıyorsa, stoperleriniz arkadan oyun kurmada basiret sahibi değilse, bekleriniz üçüncü bölgede fink atamıyorsa, orta sahanız hücum özürlüyse önlerine City’nin hücum rotasyonunu dizsenizde fayda göremez, şifa bulamazsınız.
Yukarıdaki teorik iddiaların ispatını bir kaç veriyle destekleyelim şimdi de. Rakip sahada ilk isabetli paslaşma 10.58'de, Nwakaeme’nin topa ilk teması 21.08'de, rakip ceza alanında ilk topla buluşma 25.10'da, ilk isabetli şut 60.31’de, ilk korner maçın son çeyreğinde hasıl olmuş.
Ozan, Nwakaeme, Cham, Draguş ve Banza’nın maç pratiği ve atletiği kısa sürede telafi edilecek seviyede görünmüyor. İkinci hatta üçüncü milli ara en iyi ihtimal gibi duruyor. Bazıları için belki de devre arası kampı beklenebilir.
Banza, pivot santrfor yeterliliğine sahip olmadığını izletti bize dün. Ceza alanında topla buluştuğunda, buluşturulduğunda spesifik ve fırsatçı bir silaha dönebileceğini de tabi.
Cham’ın kendisi değilse de mentalitesinin uyum sorunu yaşayacağı aşikar. Avrupa alt yapılı Afrikalı futbolcuların takımdan ziyade bireysel oyun ve kariyer çabaları Cham'da da mevcut. Bir başka uyumsuzluk ise takım arkadaşlarında bulunan stabil konum ve ayağa pas beklentisinden kaynaklanıyor. Yaptığı üç dört basit görünen pas hatası aslında aktivasyon üretme, yaratma adınadır. Ya anlaşılıp zirve yapar ya da vasatın yörüngesinde döner durur.
Son iki müsabaka gösterdi ki Mendy stoper olmaz, oynayamaz. Bu mevkinin oyun bilgisi ve reflekslerine o kadar uzak ki savunmada az adamla yakalandığımızda komik durumlara düşüyor. Alan adam tercihleri facia. Hani tek hamlelik diye tanımlanan mevkidaşları var ya Mendy tek hamleyi bile bazen yapamıyor, bazen geç kalıyor. Saviç yoksa Serdar veya Batagov kesinlikle tercih edilmelidir.
Edin Visca’nın bu takıma oyun aklı ve organizatörü olarak güçlü ve sağlıklı döneceği Konyaspor maçı ilk galibiyetimize vesile olur, olacaktır, olmalıdır.
Volkan Bayarslan'ın performansını hiç beğenmiyordum yine yanıltmadı bizi. Daha az rahatsızlık vereceği kategorilerde düdük çalmalı bence...