Bugun...


Ali KOCAMAN

facebook-paylas
HERKESİN BİR DERDİ
Tarih: 14-09-2025 22:31:00 Güncelleme: 14-09-2025 22:38:00


Futbolda hakem okuryazarlığı hiç tarzım olmamıştır, olmayacaktır da.  Bu dalda yazılanlar, çizilenler sportif birçok realiteyi üzerine kar yağmış gibi gizler çünkü.

Yıllardır bilcümle camiamızın bu demagojik akımlara abone yapılması, olması; idari, teknik ve sporcu departmanlarımızın yetersizliğini ve sorumsuzluğunu gölgelemiş, bahanelendirmiştir o kadar.

Hadi o çorbaya bir tutam tuzda biz katalım. Okay'ın rakibine yaptığı müdahale sarıya ucuz kırmızıya pahalı sertlikteydi. Hakemin değil de VAR'ın inisiyatifini ev sahibi lehine kullanması doğal (!) bir reflekstir.

Bu pozisyon için Ozan Ergün, Riva ile iletişimdeyken FB'li futbolcuların özellikle de İsmail Yüksek'in taraftarından protesto dilenmesi spor felsefesine çok açık bir ihlaldir.

Eşit ve adil bir rekabeti gözüne kestiremeyen, rakibi eksiltme gayesiyle provoke eylem yapan İsmail ve gibilerin İspanya maçında sefil ve rezil duruma düşme gerekçelerini henüz idrak edemediklerini gösteriyor.

Ounachu'nun attığı golden önce Skriniarr’a hava topu mücadelesinde faul yaptığı kararına katılmıyorum. Gol verilebilirdi evet faul verilebilirdi düşük ihtimal. TFF ya da MHK’nın bu ligin en riskli maçına atadığı VAR hakemi ismiyle, cismiyle, liyakatıyla skandaldır, faciadır.

Maçın içindeki tartışmalı pozisyonlara sarı lacivert gözlükle baktığımızda ise Nesyri'nin sayılmayan ikinci gölünde topun tamamının çizgiyi geçtiğini de iddia edebiliriz, İsmail Yüksek’in gördüğü sarı kartta faul bile olmadığını da. Yani çok kötü bir hakem performansı vardı maçta.

Okay gibi kariyerinin büyük bölümünü İspanya, İngiltere liglerinde geçirmiş bir futbolcunun maçın henüz başında ve tehlike hunisinin dışında aldığı risk en az VAR hakemi kadar acemice ve sorumsuzcaydı.

Bu maç rekabetin olağan akışında oynanmadığı için çok fazla yoruma, eleştiriye ve analize mahal yok kanaatindeyim.

Takımımızın eksik kaldıktan sonra kendi birinci bölgesindeki kalabalık, ısrarlı ve disiplinli savunma motivasyonu gayet iyiydi. Oyun disiplinine sadakat, hoca takımı olma yolundaki kritik merhalelerden sayılabilir. Hadi hayırlısı.

Lakin bir eksik kalmak hücum aksiyonlarını bu istatistik verilere mahkum etmemeli, edemez. Bu durumun ne kabulü mümkün ne izahı.

Niye hücum edemedik acaba diye düşünenlere biraz katkı yapalım. Muçi, Olaigbe ve Zubkov’dan kurulu Ounachu’ya lojistik sağlayacak kramponlarımız nazik ve güçsüz. Bu üçlüyle zorluk derecesi yüksek hiç bir maçta racon kesemeyiz kimseye.

Fatih Hoca’nın bu durumu tespit edip bu üçlüden ikisini soyunma odasında bırakması alkışı hak edecek müdahalelerdendi.

Yeni eldivenimiz Onana’yı mükemmel buldum bu maç özelinde. Hem elleri, hem ayakları, hem mental duruşu fark yarattı. Ha yarın ne olur bilemem. Çünkü çok trajik hataları var arşivinde.

Yeni kaptanımız Saviç' in "Bu Türk futbolunun mağlubiyetidir. Çok fazla sorunu var futbolunuzun." demeci objektif tespitlerden müteşekkildi. Zaten geçen hafta İspanya da futbolumuzun  çok fazla ve büyük sorunları olduğunu uygulamalı bir şekilde göstermişti bize.

Maçın VAR hakemi ilk defa Süper Ligde görev aldı ya hem de Fenerbahçe- Trabzonspor gibi en riskli maçta. İşte Saviç’in iddialarına kayıtsız şartsız bir destekti MHK’nın bu icraatı, rezaleti, sefilliği.

Başkanımızın mübarek (!) simasını da gördük nihayet. Uğurcan vakasında otoritesinin sarsıldığı, imajının çizildiği zannıyla olsa gerek kayıplardaydı. Hani bütün futbolcuları "Alnından öptüm." dedi ya acaba Okay'ı da öptü mü merak ediyorum. Yoksa Okay'ı öpme lütfunu Ali Koç'a mı bıraktı?





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI