Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş cinayetine ilişkin soruşturmayı tamamladı. Başsavcılık, 22 kişi hakkında “tasarlayarak öldürme” suçundan iddianame düzenledi. İddianame, Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.
Bu aşağılık cinayetin örgütlü suçlar kapsamında işlem görmemesi muhtemelen ilgili tanımın "... suçları işlemek için süreklilik içerisinde bir araya gelmesiyle ..." unsurunun noksanlığından kaynaklandı.
Bir evladın, bir babanın, bir eşin, bir akademisyenin, bir Türk gencinin sokak ortasında kalleşçe katledilmesine hümanist duygularla isyan edilmesi gerekirken mevzunun çekildiği, kullanıldığı, tartışıldığı alanları hayretle izliyoruz.
Ülkenin sol tarafı ve sol yanına yatanlar, bu menfur cinayetle MHP arasında bir illiyet bağı şüphesi ve arzusu peşinde koşturup duruyor. Böyle bir iltisakı yakalayabilirlerse MHP’nin dolayısıyla Cumhur İttifakı’nın surlarında bir gedik daha açabileceklerinin muhasebesini yapıyorlar. Gelinen süreçte mücadeleyi, tasarlamanın özü ve yönüne doğrultmanın telaşı içindeler. Savcının muhtemelen kişisel husumet iddiasındaki tespitini kurumsal ve ideolojik tasarlama boyutuna evirerek başlangıçtaki gayelerine ulaşma uğraşı veriyorlar.
MHP ve Ülkü Ocakları Eğitim, Bilim ve Kültür Vakfı ise tepeden tırnağa gerek cinayet, gerekse Sayın Ateş konusunda ‘görmedim, duymadım, bilmiyorum’ tavrına sabitlenmiş. Bilinen unvanıyla "reis'lik mertebesine yükseltilmiş bir ülkücü gencin ölüsüne değilse de mazisine hatır gösterilmemesi anlaşılır gibi değil.
Sayın Devlet Bahçeli’nin idari ve fikri hakimiyeti altındaki özel ve tüzel çevrelerde, zeminlerde bir cinayetin değil tasarlanması imasının dahi mümkün kılınmayacağını yediden yetmişe herkes bilir. Ülkücü gençlik illegaliteye revan olduğunda, bırakıldığında, yönlendirildiğinde bu kadar aleni ve hadsiz vatan hainleri varken hedefleri eski genel başkanları mı olur diye düşünmek lazımdır.
İktidara sahip olanlar da kenara çekilmiş bu çirkin mücadeleyi kaderine terk etmiş gibiler. Kendi konfor alanlarına sıçratmamak dışında müdahale etmediler, etmiyorlar.
Yukarıdaki bütün hengame bir Türk gencinin cesedi üzerinden siyasi ganimet yaratma niyetli yapılıyor. İki küçük kızın ömrü hayatlarında hissedemeyeceği baba şefkatine, güvenine, özlemine gark olamayan herkese ve her kesime insani vasıflar nasip etsin Yüce Mevla’m. Ruhun şad mekânın cennet olsun düştüğü yeri yakan "Ateş"...