Trabzonspor camiası, Teknik Direktör Ünal Karaman’ın gönderilmesiyle tam anlamıyla bir travma yaşıyor. Travma yaşamayan bazı istisna isimler olabilir. Onlar kendini zaten biliyor.
Ünal Hoca her ne kadar hataları olsa da, zaman zaman biz de eleştirsek takıma önemli şeyler kazandırdı.
Ancak yaşananlar normal değil.
Belli ki Ünal Hoca hem başkanın söylemlerinden hem de perde arkasında yaşanan bazı gelişmelerden rahatsız olmuş. Gördüğümüz, birilerinin sezon sonu için önemli bir isimle anlaşmaya vardığı. Bize göre bu isimlerin başında da halen A Milli Takımın hocalığını yapan Şenol Güneş var.
Bunu nereden çıkarıyoruz. Çünkü Trabzonspor yeni bir hoca arayışında değil. Yarım dönem için de kimse gelmek istemez zaten.
Yönetim, takımı Ünal Hoca’nın yardımcısı eski futbolcu Hüseyin Çimşir’e emanet etti. Dünkü Ünalcılar bugün Hüseyinci olmuş. “Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” dediğinizi duyar gibiyim.
Bunu kabullenmek gerçekten zor. Hele hele şampiyonluğa oynayan bir takım için gerçekten zor. Tam herkes takımın şampiyon olabileceğine azcık da olsa inanmışken yönetimin bu tavrı ‘Bana sezon sonu Şenol Güneş gelsin. Ya da anlaşılan her kimse… Bu sene şampiyon olmasak da olur’ anlamına mı geliyor?
***
Futbolculuğu zamanında Hüseyin’i biz de çok izledik.
Bizim gibi izleyen başka arkadaşlarımız da var.
Biri de KTÜ’nün önemli akademisyenlerinden Prof.Dr. Yener Eyüboğlu.
Bakın hislerimize nasıl tercüman olmuş.
“Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu, futbol takımının yeni teknik direktörünün Hüseyin Çimşir olduğunu açıkladı...
...
Futbol ile 2010-2011 sezonu sonrası araya ciddi bir mesafe koymuştum, ancak bu haberi okuyunca bir kaç not düşmek istedim. 2010-2011 sezonuna kadar yaklaşık 15 yıl boyunca kombine bilet sahibi olarak Trabzon'da oynanan maçların tamamına yakınını tribünden takip ettim, Hüseyin'in futbol oynadığı dönemi de yakından şahidi olarak iyi biliyorum. Hüseyin koşan, top kazanan ama kazandığı topları oyuna sokamayan ve bu yüzden seyirci ile yıldızı bir türlü barışmayan bir futbolcuydu. Bunca maçını seyreden ben, orta sahada oynayan Hüseyin'in golle sonuçlanan bir ara pasına şahit olduğumu hatırlamıyorum. Çünkü oyunu okuma vizyonu yoktu. Şimdi teknik direktörlük tecrübesi yok denecek kadar az olan böyle bir eski futbolcuya Sturridge, Obi Mİkel, Sosa gibi üst düzey takımlarda yer almış oyuncuların olduğu, şampiyonluk potası içindeki Trabzonspor'u teslim edeceksiniz. Buna bir örnek olarak Nuri Albayrak döneminde yapılan Marcelinho transferini vereceğim. Marcelinho geldi, gerçekten mükemmel bir futbolcu, ancak arkasında oynayan Mustafa Keçeli. Adam ne yapsın? Kendini nasıl göstersin? Sonunda valizini topladı gitti. Bu sabırsız taraftar ve bu yerel basınla maksimum beş maç süre veriyorum. Umarım yanılan ben olurum...”
Umarım biz de yanılırız. Umarız ters giden şeyler düzelir.
Bu noktada Başkan Ahmet Ağaoğlu’nun yapması gereken önemli bir şey var. Futbolcularla teker teker görüşüp, uygun bir dille Hüseyin Çimşir’e sahip çıkmalarını istemesi gerekir. Yoksa olabilecekleri düşünmek bile istemiyorum.
Şampiyon olmaya bu kadar yakınken böyle bir tablo yaşatmak ya da yaşamak Trabzonspor gibi bir camiaya hiç yakışmadı.
Ne diyelim? Hayırlısı…
Sağlıcakla kalın.