Çok uzun zamandır Avrupa arenası’nda olmayan Trabzonspor, Şampiyonlar Ligi play-off turunda gerçekten de söylendiği güçlü ve kurnaz bir rakiple kozlarını paylaştı. Trabzonspor büyük bir hata yaparak yine Süper Lig’deki sabırlı oyununu oynamaya çalıştı. Ancak burası kurtlar sofrasıydı. Kopenhag çok kurnaz bir şekilde oynamadı, oynatmadı. Hatalardan bulduğu topları genç kadrosunun da verdiği enerjiyle kalemize taşıdı ve basit goller attı.
İlk yarıdaki verimsiz futbola en büyük sebep olan unsur ise bence kadro dizilişiydi. Takımın beyni Hamsik ve Visca’yı o kadar çok aradık ki…
Özellikle Vişça’dan sonra çok vasat kalan Kouassi ve Trezequet yakaladıkları fırsatlarda da ağır kalınca Trabzonspor’un gol şansı duran toplara kaldı.
Trabzonspor gerçek kimliğine 2. yarıda büründü. Yeni transferlerin oyuna dahil olmasının ardından ortaya koyduğu güçlü oyunuyla sanki yıllardır oranın gediklisiymiş gibi oynadı.
Abdullah Avcı’nın öğrencileri ikinci yarıdaki değişikliklerin ardından oynanan futbolu süsleyen Bakasetas’ın golü ile turu Trabzon’a taşımasını bildi. Bakasetas bizim ligin ötesinde ne denli enternasyonel bir oyuncu olduğunu hem oyunuyla hem de “umut” olan golüyle göstermiş oldu.
Dün gece en büyük sorunlar Abdullah Avcı’nın ilk onbirindeydi. Ancak maçı bitiren 11, “Trabzon’da turu geçeriz” dedirtti.
RÖVANŞTA SABIRLI OLMALI
Trabzon’daki maçta asla acele etmeden açık vermeden, sabırlı oynamak lazım. Çünkü çok hızlı, yeterli bir kalabalıkla etkili gelebildiklerini gösterdiler. Cornelius ve Larsen, Trabzon’da çok daha iyi olacaktır. Buna kuşku yok. Savunma da... Yeter ki orta saha dinamizmi artsın. Ömür ve Bakesetas performanslarını 90 dakikaya yaysın.
Bir gün önce takıma dahil olan oyunculardan özellikle Bartra’nın soğukkanlı ve top tekniği ile katkı yapacağı yarım saatte bile hissedildi.
Elbette kolay değil ama sabır, coşku, disiplin, istemek gibi ayrıntıları doğru şekilde yaşayabilirsek Kopenhag, Trabzonspor’un bu skora rağmen eleyemeyeceği bir takım değil.