Yarıştığı birçok kulvara erken havlu atan Trabzonspor, yönetim (kısmen) ve hoca değişikliklerine rağmen gelecek için umut vermiyor.
Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan, her ne kadar mali açıdan başarılı gösterilse de saha sonuçları öyle demiyor. Trabzonspor'un başkanı olarak ilk 8 maçta sadece 1 galibiyet alan Doğan, galiba tarihe de geçmiş oldu.
Doğan’ın takımın başına getirdiği Teknik Direktör Nenad Bjelica ise haftalar geçmesine rağmen hala futbolcuları tanımaya çalışıyor, yeni sistemler deniyor.
Fenerbahçe karşısında 3-5-2’yi deneyen Hırvat hoca, elindeki oyuncuların kalitesizliği karşısında çaresiz kaldı diyebiliriz. Sonuçta bu oyuncu grubunda bir dahli yok. Oyuncuların çoğu ‘Maç bitse de gitsek’ duygusuyla sahaya çıkıyor.
Fenerbahçe maçında da aynısı yaşandı. Fenerbahçe belki de sezonun en kolay maçını oynadı. Trabzonspor’un ele geçirdiği nadir fırsatları cömertçe harcaması, anlaşılır bir durum değildi.
Bjelica, ilk onbir tercihine karşı yapılan eleştirileri “Seneye bizimle devam edecek oyuncuları tanımaya çalışıyorum” sözleriyle bertaraf etmeye çalıştı.
Görülen şu ki; seneye Trabzonspor yeni bir transfer yükünün altına girecek. Ancak sahada başarı gelmezse bugünkünden çok daha kötü bir mali tablo bizi bekliyor demektir.
+++
Ancak benim Uğurcan takıntım devam ediyor.
Yeni kaleci antrenörü gelmesine rağmen Kaptan Uğurcan Çakır’ın oyun kurma noktasındaki beceriksizliği ve pas isabetsizliği her geçen gün artıyor. Kulübün öncelikle sahada oyuncu grubuna hakim olabilecek iyi bir kaptana ihtiyacı var. Uğurcan’la olmuyor. Eski hırsı yok, negatif etkisi var.
+++
Fenerbahçe ve son haftalardaki performanslara bakılırsa gelecek sezon bu takımda kalmayı hak eden oyuncular çok da fazla değil. Hüseyin, Abdülkadir, Hamsik, Bakasetas, Visca, Trezeguet bana göre seneye kadroda olmayı isteyen oyuncular…
+++
Sonuç olarak; Trabzonspor’u bu zor durumdan kurtaracak olan yine taraftardır. Hedefsiz bir takımı ayakta tutmak zor olsa da taraftarın bunu başaracağına inancımız tamdır.
Kalın sağlıcakla...