Bu futbol anlayışı ve bu hocayla Trabzonspor’un başarılı olma şansı yok.
Haftalardır oynadığımız futboldan ne sonuç alabiliyoruz ne de zevk alabiliyoruz. Bizim oynadığımız futbolu ilkel kabileler bile oynamıyor.
Futbolun temel felsefesi şöyledir: Rakibi ciddiye alacaksın. Gücün yettiğince, temaslı futbol oynayacaksın. Ve de rakipten güçlü isen ve de kendi sahanda oynuyorsan rakibe ileride basacaksın.
Çok ender maçlar hariç bunları sahada uyguladığımız bir maç ben hatırlamıyorum hatırlayan var mı bilmiyorum.
Süper Lig’in en zayıf kadrolarına sahip takımlar bile Trabzonspor karşısında iyi organize olup iyi pas yapıyorsa ben hocayı ve oynattığı oyunu sorgularım.
Eğer skor üretemiyorsan futbolda topun sende kalmasının hiç bir önemi yok. Şimdi biz ne yapıyoruz top bizde kalsın diye hiç ileriye oynama niyetimiz yok. Geride çok yavaş tempoda top çeviriyoruz. Es kaza karşımıza bir rakip çıktığında ikiye bir çıkma ya da topla dripling yapma ya da bir organizasyonla ileriye gitmek yerine yine garanti oynama adına geriye dönüyoruz. Bütün oyun kurgumuz Uğurcan’ın ileriye atacağı toplar üzerine kurulu. Zaten bu topların çoğu ya taca ya da rakibe gidiyor.
Bu nasıl futbol? Bu oyunu oynatan teknik direktör nasıl bir teknik direktör? Bu oyunu çekilmez hale getiren futbolcular nasıl bir futbolcu topluluğu?
Bu takımın bu rezil futbolu oynamasının en büyük sorumlusu hocadır.
Futbolda bütün amaç seyredenlerin oynanan oyundan zevk almasıdır. Soruyorum; bu oyundan zevk alan tek bir Trabzonspor taraftarı var mı?
İnsanları stattan soğuttunuz yetmedi, televizyon karşısından da soğuttunuz.
Stoperde oynayacak yeterli yetersiz 5 tane stoper oyuncumuz var, sen tut Mendy’yi stopere çek.
Sağ bek sol bek rezil ötesi futbol oynuyor. Bu topçular bu kadar yetersiz olamaz. Bize göre asıl mesele bu futbolculara savunma yapmayı ve hücuma destek vermeyi öğretememektir.
Haftalardır söylüyoruz. Bakasetas, Abdülkadir ve Berat’tan oluşan orta saha, ne defansif ne de ofansif olarak bir şey üretemiyor. Bizi haftalardır bu futbolculara mahkum ediyorsun. 2.01’lik santraforumuz var, top sürme, rakibe basma gibi özellikleri yok. En büyük avantajı ceza sahasına yüksekten gelen toplar. O kadar yetersiz bir oyunumuz ve oyuncu topluluğumuz var ki ceza sahasına havadan gelen ilk topun dakikası 32.
Oyunu Onuachu’nun üzerinden oynayacaksak Onuachu niye orta sahaya kadar gelip top alacak.
Abdülkadir haftalardır yetersiz, neden hala ilk 11 de?
Bardi’yi oynat hiç olmazsa şut çekebiliyor.
Futbolcuyu yuhalamak çözüm değil, yuhalanacak olan hoca ve yönetimdir.
Takımın gole ihtiyacı var Onuachu’nun yanına Enes’i alıp onun enerjisi ile kapılacak toplarla gol bulacakken santraforu oyundan alıyorsun.
Abdullah Avcı hoca şimdi maçtan sonra bir sürü bahane üretir; yok rakip iyi idi, iyi kapandılar, elimde iyi kadro yok, transfere ihtiyaç var diye sayar.
Bu takıma futbolcu transferinden önce adam gibi futbol oynatacak bir hoca lazım. Bu oyunla belki birçok maçta bireysel katkılarla sonuç alabiliriz. Ancak bu oyun anlayışı ile oyundan zevk alma şansımız yok.