Trabzonspor kütü oynadığı bir maçta 2-1 yenilerek bence beraberlik değerinde bir sonuç elde etti.
Berabere de kalsak ikinci maç için bize galibiyet lazımdı, tek fark 1 farklı galibiyet alırsak maç uzatmaya gidecek onu için skor kötü değil. Ancak oynadığımız oyun kontrollü oyunla korkak oyun arasında gitti geldi.
Stratejik olarak bu maçı final maçı gibi düşünerek tek maç gibi oynamalıydık, kontrollü oyun Türkiye’de iş yapıyor ancak Avrupa kupalarında iş yapmıyor. Aslında Trabzonspor aynen Süper Ligde oynadığı oyunu oynamaya çalıştı ancak Kopenhag takımı ligimizin üzerinde bir hızla oynuyor bu hızlı oyuna bir cevap veremedik ve çok basit 2 gol yedik. Yediğimiz ilk golde rakip futbolcu Uğurcan’ın görüş alanının içinde. Bence gol ofsayt ancak ve ne olursa olsun Uğurcan bu golü yememeli. Bu golleri yiyen Uğurcan için Avrupa’ya transfer hayal. İkinci golde arka direkteki Larsen uyudu sonuç 2-0.
Trabzonspor oyunu geriden kurarken çok yavaş davranıyor gereksiz bir dünya pas yapıyor. Denswil ve Hugo bu işi beceremiyor, Edgar topla iyi çıkış yapıyordu. Bartra’dan bu konuda çok ümitliyim. Defanstan daha organize ve daha hızlı çıkar diye düşünüyorum.
Lider oyuncu lider oyuncu… Evet, lider oyuncumuz maalesef yok. Trabzonspor bir Hamsik’e bu kadar mahkum olmamalı. Bu kadar güzel bir kadroyu oynatacak ara pası atacak, ters top atacak, defansın arkasına top atacak bir oyuncu olmalı. Siopis devamlı top kazanıyor 10 top kazanmışsa 9 top kaybetmişiz demektir.
Trabzonspor paraya kıyacak bir maestro alacak başka yolu yok. Bu alacağı topçu eksikliği nedeniyle belki Şampiyonlar Ligine kalamayabiliriz ancak her ne olursa olsun Süper Lig için de bu oyuncu gerekli.
Şu artık göründü ki Kouassi Trabzonspor topçusu değil. Başka takımlarda belki iş yapar ancak Trabzonspor’da iş yapması çok zor. Laf dönüp dolaşıp Nwakaeme’ye geliyor. Bu tür kilitleri çözecek tek adam hazır. Kozlar Trabzonspor’da iken bu adamla tek sezonluk anlaşılmalı sonra Galatasaray söylentileri doğru çıkar ahlanıp vahlanırız.
Kontrollü oyun ile korkak oyun dedik. Trabzonspor en büyük eksikliklerinden biri de şut atma korkusu. Halbuki Hatayspor maçında Abdülkadir vurdu gol… Kopenhag maçında Bakasetas vurdu gol… Bu goller bir organizasyon golü değil tamamen futbolcu insiyatifi ile atılan goller. Futbolcu kendine güvenecek vuracak. Maç içinde Abdülkadir’in 1-2 şut pozisyonu oldu vurmadı. Bakasetas yine aynı şekilde 1-2 pozisyon buldu vurdu her ne kadar rakibe de çarpmışsa gol oldu.
İkinci maç için ümitliyim, seyirci baskısı, akıllı baskılı futbol ve Bartra ile güçlenmiş bir defansla tura ortak olabiliriz. Bunun için 2 şeyi halletmeliyiz:
1- Oyuna hükmedecek bir beyin, 2- Kontrollü ancak korkmadan ileride takım halinde çoğalan bir oyun anlayışı ve de susmayan bir seyirci…
Umarım bunlar gerçekleşir.