Karadeniz Fırtınası, ligin dibine demir atan Fatih Karagümrük karşısında kazandı ama oyun hiç ümit vermedi.
Düşünebiliyor musunuz; oyun dizilişinde 6 oyuncudan 4’ünün yeri değişti. Sağ bekte Ozan, Sol bekte Batagov, Muçi sağ, Mustafa sol kanatta…
Yeni transferi Lovik ve bu zamana kadar sağ bekin vazgeçilmez oyuncusu Pina ise kulübede.
İlk yarıda Trabzonspor kendi ceza sahasının önünde top çevirdi. Bir tane dikine pas yok, savunma arasına bir tane koşun yok. Topu üçüncü bölgeye taşıyacak bir tane bağlantın yok.
İlk 45 dakikada Onuachu’nun attığı gol dışında Trabzonspor’un pozisyonu var mı?
Konuk Karagümrük haddini bilerek oynadı. Ortayı kapattı, hızlı çıkışlarıyla Trabzonspor kalesinde daha net pozisyonlar yakaladı. Henüz maçın üçüncü dakikasında rakip savunma arkasına atılan ilk topta öne geçebilirdi.
Hele taçtan gelen topun gol olmasına ne demeli?
Karagümrük’ün attığı golde Saviç ne çevre kontrolü yaptı, ne de topu almaya çalıştı.
Saviç kalitesinde bir oyuncu böyle bir hatayı asla yapmamalıydı.
Trabzonspor böyle goller yemeye devam ederse vay haline…
Fırtına, ikinci yarıya Bouchouari’nin yerine Okay, Augusto’nun yerine Zubkov girince harektelendi ve beş dakika içinde Nwaiwu ile art arta iki kafa golüyle maçı bir anda 3-1 getirdi.
Trabzonspor attığı üç golü de kafa ile kaydetti.
Ligin gol kralı Onuachu’ya iki kenar ortası geldi biri gol oldu. Demek ki daha çok kenar ortası gelse, ceza sahası içinde onu topla daha çok buluşturulsa daha fazla gol atacak.
Gelelim Fatih Hocanın maç sonu açıklamalarına;
Fatih Hoca; “Dünyada oyuncular artık farklı mevkilerde, farklı dizilişte oynuyor. Rotasyonlar var ve bu rotasyonlarda oyuncuların birçok şeye uyum sağlaması lazım. Birilerinin dediği gibi biz takımı kurcalamıyoruz, takım ile oynamıyoruz” diyor.
Hocanın söylemine katılmadığımı ifade etmek istiyorum.
Hem Gaziantep hem de Karagümrük karşısında takım oluşumu kurcalanmadı mı?
Tekrar maça dönersek; Trabzonspor üç puanı üç golle altı ama oyun olarak her geçen hafta kan kaybediyor.
Trabzonspor’u zorluk derecesi çok yüksek maçlar bekliyor.
Bu hafta İstanbul’da kupa mesaisinde Başakşehir ardından ligde deplasmanda Kayseri maçın var. Kupada devam etmen için Başakşehir maçında kazanman, ligi üçüncü bitirmek istiyorsan Kayseri' de de puan kaybı yaşamaman gerekiyor.
Kadro derinliği olmamasına rağmen, birçok bölgede alternatifi olmamasına rağmen yine kanatları olmamasına rağmen zirve aşkını sürdürüyor.
Özellikle Folcarelli’nin geçen hafta sakatlanması takım adına büyük bir handikap oluşturuyor.
Folcarelli’nin yeri bir türlü doldurulamadı.
Tribünlerin boş kalması konusuna gelince…
Yaklaşık 12 bin taraftarın cezalı olması, bilet fiyatlarının yüksek olması ve Ramazan ayı nedeniyle tribünler bu sezon ilk kez bu kadar boş kaldı.
Tribünlerin bu kadar boş kalması Trabzon’a yakışmadı.
Lig üçüncüsü bir takımının tribünleri böyle olmamalı.
Tribünler boş olunca sahadaki futbolcuların da bundan çok etkilendiğini düşünüyorum.
Taşralardan maça gelenler için söylüyorum. 950 lira bilet, araba parası ve iftar açma ile birlikte bir kişinin maça geliş maliyeti 2 bin lira.
Evet, merkezde oturanlar iftarını evde açıp maça gelebilirlerdi ama niye gelmediler?
Yönetim, taraftarı tribüne çekmek için gerekli adımları biran önce atlamalı ve bilet fiyatlarında indirim yapılmalıydı diye düşünüyorum.
Herkese iyi hafta sonları diliyorum.
Kalın sağlıcakla...