Spor Toto Süper Lig'in tek yenilgisiz takımı Trabzonspor, dün akşam ezeli rakibi Beşiktaş deplasmanındaydı. Sergen Yalçın mutlak kazanması gereken, Abdullah Avcı ise en azından kaybetmemesi gereken taraftı. Maç öncesi, daha stresli takım mutlak üç puan hedefleyen İstanbul temsilcisiydi.
Abdullah Avcı, önce gol yememeyi sonrasında atmayı hedefleyen bir anlayışla sahadaydı. En azından görüntü öyleydi. İlk yarı sahanın her yerinde olan, tempoyu artırıp baskılı oynayan taraf Beşiktaş'tı. Gol ise, Marek Hamsik'in klas asistini -ilk yarının uzatma dakikalarında- şık bir şekilde ağlara gönderen Abdülkadir Ömür'den geldi. İkinci yarı ilk yarı gibi devam etti. Skor üstünlüğü Bordo Mavililer'in daha moralli oynamasını sağlıyordu. Trondsen'in gereksiz ve hatalı geri pasında Hüseyin Türkmen'in doğru pozisyon alamaması Larin'in skoru eşitlemesini sağladı. Denswil ve Cornelius hamlesi takımı rahatlattı, Yusuf Sarı-Serkan Asan hamlesi ise Trabzonspor'a can verdi. Uzatmanın uzatmasında yine Hamsik menşeili klas atakta Cornelius'un attığı gol, İstanbul'da üç puana uzanmak demekti. Beşiktaş maçın genelinde çok baskılı oynadı. Yardımlaşma ve takım savunmasından ödün vermeyen Karadeniz Fırtınası, zorlu deplasmandan bileğinin hakkıyla galip dönmesini bildi. Bazen çok baskılı oynayan değil, daha akıllı ve sabırlı oynayan takımlar kazanır. Dünkü maç da buna örnekti. Rakip kaleye az ve öz gelen Trabzonspor, lider takıma yakışır bir şekilde çok sakin futbolla maçtan mutlu ayrıldı.
Trabzonspor, namağlup geldiği Beşiktaş deplasmanından namağlup dönmesini bildi. Kazanarak dönmesi ise, apayrı bir başarı. Beşiktaş ile arasındaki puan farkı ona çıktı. Kaptan Uğurcan Çakır, Vitor Hugo ve Marek Hamsik kusursuz oynadı. Özellikle Uğurcan "ahtapot" gibiydi. Abdülkadir Ömür giderek daha iyi oynuyor. Hüseyin Türkmen, Djaniny, Siopis ve Berat canını dişine takarak mücadele eden diğer isimlerdi. Maçın hakemi, birkaç kartlık pozisyonda ev sahibi takımı es geçmesi ve arada tuhaf düdükler çalması dışında, maçı ortaya yönetmeye gayret etti.