|
Tweet |
Kaleci Onana’nın gayreti, şansın yardımı ve doğru bir penaltı kararıyla hiç hak etmediğimiz bir şekilde devre arasına 1-1 beraberlikle girdik.
İlk devredeki oyunu çok kısa özetlemek gerekirse; koşmayan, durarak oynayan, mücadeleden yoksun, rakibin oynamasına izin veren, yumuşak oyuncuların ağırlıkta olduğu bir maç izledik.
Devre arası muhtemeldir ki soyunma odasında gerekli ayarlar yapıldı ve futbolculara Konyaspor ile maç oynandığını birileri hatırlatmış olmalı ki ikinci yarı aynı futbolculardan kurulu takım futbol oynamaya başladı.
Trabzonspor kadro olarak çok kısıtlı bir yapıya sahip ancak Trabzonspor’un genlerinde olan “mücadele ve hırs” ortaya çıkınca kimin oynadığı çok önemli değil.
Trabzonspor’un taktik disiplin olarak nasıl oynadığını artık öğrendik; geriden oyun kurarak topu kanat oyuncuları ile buluşturup ileri geri koşan Onuachu’ya servis yapmak ki bu oyun dışında başkaca da bir B planı yok.
İşte bu mücadele ve hırs ortaya çıkınca Konyaspor hataya zorlandı, panikledi derken önce Onuachu sonra da Muçi’nin Muçi’ze golü sayesinde 3-1 öne geçildi. Bundan sonra Fatih Tekke’nin başına taş düşmüş olacak ki Sikan’ı oyuna soktu.
İlk yarı bittiğinde mücadeleci oyunu hesaba katmadan Okay çıkar Bania girer, Bouchuari çıkar Ozan girer, Olaigbe çıkar Agusto girer ve ikinci yarının ortalarında da Sikan girer demiştim aynı değişiklikler oldu haklı olmaya sevinen birisi değilim ancak Sikan’ın oyuna girdikten sonra ortaya koyduğu performans umarım Fatih Tekke’nin gözündeki perdeyi kaldırır. Bir de sonuçtan bağımsız olarak şunu söylemem lazım; Okay asla stoper oynatılmaz. Muçi çok elzem olmadıkça on numara oynar.
Trabzonspor’da öne çıkan oyuncular ikinci yarı itibariyle başta kaleci Onana, özellikle Pina, Mustafa, zaman zaman Olaigbe, saman alevi gibi Bouchuari, fişi çeken Muçi ve tabii ki Sikan diyebilirim.
Hakem açısından temiz bir maç izledik…