Tamam, takım bütün hedeflerinden kopmuş olabilir. Başkan, yönetim, hoca gitmiş, değişmiş olabilir. Ya Trabzonspor formasının, armasının bir ağırlığı yok mu? Bazı futbolcularımızın hedefi geçtik takımdan, formadan koptukları aşikar.
Sahada mücadele yok, yardımlaşma yok, emek yok, hırs yok, isyan yok. Ne oldu size be kardeşim!
Takım kaptanları ne iş yapar bilemedim. Yanında, sağında, solunda bulunanları silkeler kaptan. Kendini attırır, kavga eder, ateşleme görevi görür. Hayret bizimkiler kuzu kuzu başlayıp bitiriyor maçı.
Trabzonspor’un bu karanlık süreçten daha fazla hasar almadan çıkması gerekir. Süreç baştan yanlıştı. İlk düğme yanlış iliklenmişti yani. Başkan ve hoca bedel öderken futbolcular beleşe kondular. Yat uzan para kazan modları hala devam ediyor.
Artık Sayın Ertuğrul Doğan’ın futbolcuların kulaklarını acı acı çekmesi kaçınılmazdır. Önce kiralık futbolcularla derhal yollar ayrılmalıdır. Gelecek yıl olmayacak, olamayacak olanlar da kadroda, sahada olmamalıdır. Başarısızlığın müsebbipleri ağır ekonomik yaptırımlara maruz bırakılmalıdır. Kimse Trabzonspor formasıyla sahada yürüyemez beyler!
Ligin geri kalan bölümünde alt yapı takviyeli ve karakter koyabilecek futbolcular sahada olmalı. Kimsenin yeri, ismi, kariyeri değil; onuru, gururu, alın teri sahada olmalı.
Bir kaç cümle de Sergen Yalçın için yazalım. Bu mevzunun ciddiyetine pek ihtimal vermiyorum. İnşallah yanılmam. Sergen gerek futbolculuğunda, gerek hocalığında gayri ciddi bir futbol ukalası tipini oynamaktadır. Ancak kısa mesafe hedefler için konsantre olabilir. Bir nebze başarılı olabilir. Trabzonspor gibi teşhis, tedavi, rehabilitasyon, yarışma ve başarı evrelerinde oluşan uzun soluklu planlamanın adresi olmaz, olamaz, olmamalıdır.
Başkan ve yönetimin acilen gelecek yıl çalışacağı hocayı takımın başına getirmesi belki bu kan kaybını azaltabilir, durdurabilir.
Dünkü maç için özele girmedim çünkü al birini vur ötekine. Ehven-i şer aradım bulamadım. Lütfen biraz sorumluluk, biraz mücadele, biraz azim, biraz...