Gördük ki rakibimiz abartıldığı kadar ahım şahım bir ekip değil. Esas içimizi acıtan realite, bizim ekibimizin kötü değil çok kötü oyunu ve performansıdır.
Bu akşamki performans aslında takımımızın yıllık ortalamasına tezat değildi. Söz konusu sezonluk performanslara bakıldığında ekibimizden hangi oyuncuyu bu akşamki rakibimiz kadrosunda görmek ister acaba? Bir Bakasetas iki yabancı statüsü gereği Uğurcan. Trabzonspor’un liderle arasındaki puan farkını sorgulamamak adına yukarıdaki veri yeterli sanırım.
Halbu ki maça bir avansla başladık. Bu durumda şoka giren rakibimizi oyundan koparacak darbeler yerine toparlanması için ilk yardım oyununa döndük.
Zaten deplasmanlarda geleneksel hale gelen ev sahibini üzmemek, yormamak, iyi intiba bırakmak (!) ve kapıyı her daim açık tutmak huyumuzu ligin ağasına karşı da bozmadık. Bizim gibi misafire Tanrı misafiri tabiri cuk diye oturuyor.
Peki, Trabzon dışına çıktığımızda ensemize vuranlar ekmeğimizi nasıl elimizden alıyorlar? Alıyorlar çünkü rakip çöplükte dövüşecek kadar güçlü ve cesaretli değiliz. Pat pat bir orta sahaya sahibiz. Bakasetas dışında kalanların kimi kör, kimi topal, kimi sağır. Burada bir parantez şayet bir transfer imkanı varsa bu bölgeye üst klas bir takviye yapılmalıdır. Parantezi kapatırsak Siopis iyi hoşta o modeldeki oyuncular ancak oyunu tutmak adına değerlendirilir. Abduldakir ise Bakasetas’ın yokluğunda, yorulduğunda onun mevkiinde görevlendirilir. Bütün bu analiz gereği ekibimizin iki altı numaralı norm kadroya geçmeden deplasman fobisini atlatması zor dostum zor.
Dönelim geriye...
Savunma beklerimiz Eren ve Larsen ile büyük hedefler kovalamak için önlerindeki hücum beklerinin ağzıyla kuş tutmalarını bekleyeceğiz maalesef. Kaleci ve stoperlerimiz sabit tutulabilir mi? Bartra yerine atletik ve şarjlı bir stoper daha makbule geçer.
İleriye gidelim. Gomez ideal bir forvet oyuncusu. Sağında ve solunda etkili ve devamlı ortakları olmadığı aşikar. Ceza alanı dışına doğru kaçan rakibin ayağına basan ve penaltıya sebep olan Trezaguet’nin maç boyu tek olumlu hareketi yoksa, Lahtimi’nin ona rahmet okutacak hali pürmelali ortadayken Maksi'mum performans tecelli etmedi.
Abdullah Hoca sezon boyu oyuncu değiştirerek oyunu değiştirme maharetini hiç gösteremedi. Aksine her giren oyuncu çıkanı arattı resmen. Bu demek oluyor ki yedek kulübemiz inovasyona ya da ithalata muhtaç.
Bireysel bakarsak; Alanya, Karagümrük faciası yaşamadıysak Kaptanın kendini bulmasına, saha ve hava durumunun berbatlığına rağmen ayakta kalan Denswil ve Siopis’e geçer not verebiliriz.
Maçın hakemi mükemmel bir performans göstererek her iki takımın vasat oyununu daha da seyredilmez hale sokmadı...