Son haftalarda doludizgin çıkışta olan Beşiktaş ile tepetakla düşüşte olan Trabzonspor’un maçı vardı. Ev sahibinin "yavuz hırsıza" kaybedeceği spor çevrelerinin baskın tahminiydi.
Aynı düşünce İhsan Hoca’da da hakimdi ki sahaya kazanacak değil kaybetmeyecek bir onbir dizdi. İki altı numarayı bu defa iki Yunanlı ile inşa yoluna gitti. Aynı dili konuşan bu ikili maç boyu çok iyi ilişki ve mücadele sergilediler.
Bir başka tedbir de iki sağ bekli savunma planıydı. Burada Hoca’nın Larsen ve Peres’e "İkinizden bir adam ancak olur." mesajı vardı. Tabi anlayana…
Bir kaç cümle de stoperlere yazalım. Hüseyin - Denswil tandemi geçen yıl da dahil son birkaç yıldır seyrettiğim en başarılı performanstı. Özellikle ligin en güçlü ve kreatif forveti Abubakar’a karşı kendi yarı alanlarında temaslı, takipli müdahaleleri üst düzeydeydi. Stoper performansı böyle olmalı. Kendi ceza alanlarına kadar seyirci kalan, geri geri kaçan adamlarla maç kazanılmaz. Özellikle Hüseyin’i tebrik ediyorum. Hem takımın kaos hali hem seyircinin önyargılı tepkilerine rağmen çıktı ölümüne karakter koydu. Üç milyon euroluk Bartra’yı kulübede iskana mahkum etti. Yalnız bir not düşelim. Hüseyin’le arkada çok paslaşmaya dönük enstantanelere girmemeli arkadaşları.
Savunma yönümüze zıt bir hücum fakirliğimiz var maalesef. Kenar forvetlerimiz yetersiz ve formsuzdu. Ortadan etkili hücumlar yapacak Baka’yı da menzil dışında görevlendirmekle bu etkisizliğin üzerine tuz biber ekti.
Trezaguet’nin oyuna girmesiyle daha enerjik ve istekli bir periyot başladı. Bu defa diğer kanattaki Markoviç de daha geniş alanlar bularak oyuna pozitif katkı ekledi.
Maçın son yarım saatinde Mert’in performansı skorun değişimini engelledi. Tabi ekibimizin rakip ceza sahasında az adamla bulunması da skorun sabitliğinde yardımcı etkenlerdendi.
Rakibimiz ise bizim negatif oyunumuza ayak uydurarak hiç bir şekilde kazanmayı hak etmedi. Hatta puanı bile.
Trabzonspor yönetimi bu maçı baz alarak sezon sonunu getirme yanlışına düşmemeli. Acilen bir teknik adamla anlaşarak gelecek yılın projelerini çizmeye başlamalıdır. Bu takımın mevcut haliyle maç kazanma ihtimali çok düşüktür.
Maçın hakemi Larsen’e atılan tekmeyi süzme dışında başarılıydı. Aynı başarıyı tribünü doldurup takımı ateşleyen taraftarlarımızda gördük. Hep böyle olmalı...