Bütün alemlerin Ramazan Bayramı kutlu olsun. Şayet açın, açıktakinin, muhtacın, garibanın, fakirin yetimin halini idrak edebildiysek ne mutlu bize. Şayet otuz gün boyunca sadece yemek ve içmekten muaf bıraktıysak kendimizi yazıklar olsun bize!
Takımın neresinden tutsak elimizde kalıyor. Önce hoca tercihinden başlayalım. İki veri eşliğinde değerlendirelim.
Birinci verimiz Süper Lig başarıları. Ligimizde en son şampiyon olan yabancı hoca Arthur Zico. Olduğu yıl 2006-2007 sezonu. Geçen süreçte Hamza Hamzaoğlu’nun, Cevat Güler in şampiyonluk yaşadığını da hatırlatalım. Ligimizde takım çalıştırıp başarılı olan Hırvat hoca ise arşivlerde kayıtlı değil. Demek oluyor ki birinci veri aleyhimize.
İkinci verimiz Hırvat futbolu ve teknik adamları. Siz hiç dünyaca ünlü, yarı ünlü, çeyrek ünlü Hırvat teknik isim duydunuz mu? Duyamazsınız çünkü Hırvat ligi, ligleri otuz, kırk profosyonel takımdan kuruludur. Bu lig rekabetten, yarışmadan uzaktır. Tüm gaye bir iki yetenekli futbolcu üretip yanı başlarındaki bonkör Avrupalılara satmaktan ibarettir. Eee ikinci veri de dert bize.
Yine de Nenad Hoca’ya sabretmek, destek vermek, yardımcı olmaktan gayrisi yalan.
Ayıp olmasın diye maça dair devrik ve üzgün bir kaç cümle yazmaya çalışalım.
Trabzonspor on kişi değil son kişi dahi kalsa bu kadar ezik, biçare ve gamsız duramaz sahada. Aradan biri çıkıp isyan eder be kardeşim! Takımın kaptanlık bandı mutlaka başka kollarda takılmalıdır artık. Uğurcan duran toplarda bile defansı harekete geçiremiyor. Adamın ağzı var dili yok. Bir an önce Bakasetas takım kaptanı yapılmalıdır.
Evet takımın skor üreticisi Baka, Abdüş, Trezaguet, Visça kadroda yoktu. Evet Larsen takımı on kişi koyup gitti. Evet hoca ne takımını ne rakibini tanıyor. Ama bir veteran takımından fark yemek ayıbın bir iki tık ötesindedir.
Bir istikrar varsa Bardhi’nin sahada olduğu her maçı rakiplerimizin kazanmasıdır.
Bir trajik durum ise eksik kadroyla maça çıkan ekibimizin altyapıdan göstermelikte olsa bir iki takviye yapamaması, yapmamasıdır.
Daha ne yazayım ki? Değer mi ki? Ligin sonunu iple değil halatla çekeceğiz artık. Hayırlı akşamlar, hayırlı bayramlar...