Bugun...


Ali KOCAMAN

facebook-paylas
Sükut-u hayal!
Tarih: 26-09-2023 11:05:00 Güncelleme: 26-09-2023 11:05:00


"Aldığımız şaşalı galibiyet bu maça özel bir başarıydı. İyi futbol oynamadık. Olağandışı mücadele ettik. Rakibe alan ve zaman bırakmadık. Bu takımı geniş alanda oynayacağı, geniş alanlar bırakacağı Anadolu düellolarında henüz seyretmedik. Yani ne futbolcular ne de camia bayram havasına girmesin. Sonra sükût-u hayale uğramak da var." şeklinde bir paragrafla geçen hafta uyarmıştım bütün camiayı. Dün de Hatayspor aynı minvalde ve çok net bir ikaz gönderdi.

Genelde sporun, özelde futbolun ruhuna angaje olmuş, kaybedenin bahanelere sığınma içgüdüsünü pas geçerek Hatayspor’un yönetimini, futbolcularını, Hoca’sını (!) tebrik ediyorum. Yukarıdaki cümlede kullandığım ünlem işareti Volkan Demirel’i tebrik ederken duyduğum acının fark edilmesi amaçlıdır. Maraş depremleri sonrası haklı olarak ülke çapında yaşadığı imaj ikmaline rağmen Trabzonspor’a olan kini gözlerinden ve sözlerinden eksik olmuyor.

Bir futbol kulübü düşünün. Kentinin yaşadığı deprem neticesinde bir futbolcusu ve yardımcı hocası vefat etmiş. Ligden çekilmiş. Futbolcuları kiralık ya da sözleşme fesih yoluna giderek kulüpten kopmuş. Stadı, tesisleri, kulüp binası yıkılmış, hasar almış. Taraftarları ölmüş, yaralanmış, sakat kalmış. Ekonomik dinamikleri yerle yeksan olmuş. Yirmi üç futbolcu ile yollar ayrılmış, yirmi üç futbolcu bedelsiz ya da cüzi rakamlarla kadroya dahil edilmiş. TFF’nin Riva Tesislerinde kamp Mersin’in stadında müsabaka yapıyor. İşte bu ahval ve şerait içinde Trabzonspor’a unutamayacağı bir hezimet yaşatıyorsa alınlarından öpmek gerekir.

Gelelim gönlümüzün ev sahibi müsabakanın misafirine.

Hani mağlubiyetin sahibi olmazmış ya bende taksim etmeye çalışayım.

"Ajitasyon" sözcüğünü duymuşsunuzdur. Yine de bilmeyenler için tanımlayayım. Ajitasyon" bir kişinin, kendisi ya da yakın çevresinin güvenliğini tehlikeye sokan her türlü sesli, sözlü ve/veya motor davranışlar kümesidir." İşte Kaptan’ın yediği ilk gol ajitasyondur. Kalitesine asla ama son zamanlardaki performansına yakışır (!) bu hatalı gol takımımızı mental yıkıma uğratmış, hiç aklında yokken rakibimize umut ve hırs vesilesi olmuştur. Yani Kaptan gemisinde bir delik açarak yolcu ve mürettebatın karamsarlığa düşmesinde başrol yapmıştır. Yediği diğer iki golde fiziken bir dahli olmamakla birlikte üçüncü gol öncesi takımın saha içi koordinatlarına müdahale etmemesi kaptanlık vazifesinin ihmalkârlığıdır. Diğer maçların aksine uzun pas denemelerini yapmaması pozitif gelişmesiydi.

Saha kaptanının payını dağıttık. Şimdi kulübe kaptanına bakalım. Bjelica Hoca dün gece Mersin dahilindeki en formsuz kişiyi doksan dakika sahada tutarak rekor (!) kırmıştır. Tabi ki Bardhi’den bahsediyorum. Özellikle deplasmanlarda oynadığımız, oynayacağımız ve rakiplerimizin fiziki mücadelesine, müdahalesine maruz kaldığımız, kalacağımız maçlarda Bardhi, Abdülkadir, Visca gibi fiziki zaafları bilinen futbolcuları topyekün sahaya atmanın bedelini, faturasını Hoca’ya yazarım. Fatura zamanında ödenmezse, gerekli tasarruflar yapılmazsa akşam ki neticeye birçok Anadolu kentinde abone oluruz biline.

Bielica’nın payına düşen başka kusurlar da var. Takım yetmişinci dakikadan sonra mücadele yetisini kaybetmiş, rakip şahlanmış ve sen beş oyuncu değişikliği hakkından bile feragatsin. Böyle bir uyku hali kabul edilebilir mi! Hiçbir şey yoksa bile oyunu soğutma rakibi dekonsantre etmek için bile oyuncu değişikliği yapılabilirdi

Tabi bütün yükü Kaptan’a ve Hoca’ya yükleyecek değiliz. Bardhi’nin yanında Bakasetas ve Benkoviç de bizim gibi hezimeti seyredenlerin safındaydı.

Dün gecede görüldü ki Ounachu’dan Sörloth ve Cornelius efekti çıkmaz. Çünkü seleflerine göre kıyas götürmez yavaşlıkta. Dolayısıyla topu üçüncü bölgede sahiplenip takımın hücum bölgesine intikaline zaman ve zemin hazırlayamıyor. Deplasmanlarda Ounachu formatına uygun yeni bir oyun modeli şimdiden inşa edilmeli.

Mendy orta sahaya bir dinamizm kazandırdı ama o da ağır bir futbolcu. Çok kolay ve erken ikaz alarak oyundan düşüyor. Yakın çalışma arkadaşı Bakasetas değil bir başkası olmalı. Berat ya da Umut Güneş denenebilir.

Yediğimiz üçüncü gol öncesi takımın sahadaki düzensizliğinin yanında Baniya’nın kramponu elinde depar atması rezaletti. Kramponunu giyme zorunluluğu nedeniyle oyunun durmasına, rakip atağın kesilmesine dahi aklı ermeyecek amatör bir stoperle çok başımız ağırır.

Maçın hakemi formsuzdu inşallah. Yaptığı hatalar kalitesiyle ilgiliyse hem MHK’ya, hem TFF’ye gün yüzü göstermez. Gözümüze ilişenler Mendy’nin ikinci sarıdan ihracı, Hatay’ın penaltısını VAR’a rağmen gaspı, Abdülkadir’e vurulan acımasız tabana kırmızı tepki verememesiydi.

Bu maç vesilesiyle Hatay’da ve diğer illerimizde depremde kaybettiğimiz insanlara ALLAH’tan rahmet diliyorum. Kalanların ALLAH yar ve yardımcıları olsun. Şayet Hataylı kardeşlerimiz bir nebze mutluluğu yaşamışsa iyi ki böyle bir skor tecelli etti. Helali hoş olsun...





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI