Trabzonspor, ligin sonu yaklaştıkça ve kendini zirveye daha yakın hissettikçe saha içinde büyük stres yaşanıyor. Neyse ki istenilen oyun sahaya yansımasa da sonuç galibiyet olunca maçta yaşananlar geride kalıyor.
Bordo mavililer, ligdeki hedef yolunda bir final maçı özelliği taşıyan Galatasaray maçı öncesi Eyüpspor’a konuk oldu. Galatasaray maçının anlam kazanabilmesi için Eyüpspor kayıpsız geçilmeliydi. Fatih Tekke olabildiğince ofansif bir kadro sahaya sürmesine rağmen tek bir gol pozisyonu bulamadan soyunma odasına gitmeleri anlaşılır bir durum olmasa gerek. Tarlada izi olmayanın harmanda da gözü olamazdı zaten. Nasılsa kazanırız rahatlığı vardı sanki!
Muçi, Zubkov ve Onuachu gibi usta ayakların basit top kayıpları ve rakibe giden pasları ya stresin ya da içinde bulundukları bir psikolojinin sonucu ancak olabilirdi. Ancak bundan derhal kurtulmaları gerekiyor.
Fatih Tekke, ikinci yarıya hamlelerini yaparak başladı. Pina ve Agusto’nun oyuna girmesi takıma hareket getirdi kesin. Bu tür maçları ancak duran toplar çözebilirdi ki öyle de oldu. Zubkov’un korner atışı ve Augusto ile gelen gol Trabzonspor’a biraz nefes aldırdı.
Bize göre kart sınırındaki oyuncuların (Saviç, Ouali, Folcarelli, Muçi) çekingenliği bir anlamda rakibe karşı temassız oyunda en önemli etkenlerden biri oldu. Ancak Ouali kendini hakemin gazabından kurtaramadı. Bze göre son derece basit bir kartla Galatasaray maçı öncesi cezalı duruma düştü, göz yaşlarıyla sahayı terk etti. Fatih Tekke öne geçtikten sonra kart sınırındaki oyuncularıyla ilgili tedbiri biraz daha erken alabilirdi.
Sonuç olarak, Galatasaray maçı öncesi güzel bir galibiyet oldu. Milli ara, hem mevcut psikolojiden kurtulmak hem de o final maçına hazırlanmak için yeterli bir süre olacak.