Geçen yıl neler yaşamışız bu yıl neler yaşıyoruz!
Şampiyon olan bir takımdan, kendi sahasında sıradan bir takım olan Kayserispor’dan 4 yiyen bir takıma…
Şu suçlu bu suçlu diye aramamanın çözüme bir faydası yok. Hep beraber şampiyon olduk, hep beraber dibe vurduk. Şampiyon olurken doğruları yapan Başkan, yönetim, hoca, taraftar bu sefer çöküşü hazırlamıştır. Matruşka misali başarısız diye istifa eden başkanın başında bulunduğu yönetimden başkan çıktı. Başarısız diye istifa eden hocanın yardımcısını hoca yaptık, savunmanın direğini gönderdik, bu sonuç gayet normal.
Artık Trabzonspor dibe vurmuştur, gelecek yılın planlaması şimdiden yapmalıdır, zaman geçici hocayla geçirilecek zaman değildir. Trabzonspor en kısa zamanda yeni hocasını bulmalıdır. Eldeki takım hem çok pahalı hem de çok verimsiz. Büyük bir temizlik şart. Ancak bunu yaparken ekonomik olarak en az zararla işi halletmek lazım. Trabzonspor’a öncelikle ruh lazım, şu anki takım ruhunu kaybetmiştir. Bir takım kötü oynayabilir ancak kötü mücadele edemez.
Bugünkü maç için söylüyorum; yediğimiz goller halı saha golü bile değil. Halı sahada bile rakibe bir temas mücadelesi var, bugün biz sıfır temasla oynadık ve Kayserispor hiç dirençle karşılaşmadan 4 gol attı gitti…
Bireysel olarak şu kötü, bu daha kötü, bu iyi, bu idare eder demenin hiç bir faydası yok. Balık baştan kokar misali yönetim değişmiş, hoca gitmiş, yardımcısı kalmış. Tam bir yamalı bohça…
Sahanın içinde koordinasyon yok, takım oyunu yok, bireysel olarak ekstra bir çaba sarf eden yok. Sonuç ortada…
Yapılması gerekenler: Öncelikle ve de ivedilikle Trabzonspor hocasını bulmalı, kadro yapılanmasını ancak sezon sonu yapabilir. Ancak hoca şimdiden başlamalı, dolayısıyla yeni gelecek hoca seneye elde kalacak futbolculara yoğunlaşmalı. Yeni sezonda yetenekli genç futbolcularla birkaç tecrübeli futbolcudan bir karışım yapıp Trabzonspor ruhuyla sıfırdan başlamak lazım. Başka da bir çıkış yolu yok. Biz taraftarlara da düşen eldeki takıma sahip çıkmaktır. Pahalı yaşlı futbolcu transferi için yönetimi zorlamamalıyız. En önemlisi de sabretmek, sabretmek, sabretmek...