Son şampiyon Trabzonspor, Gaziantep FK maçında öyle bir geri dönüş yaptı ki, maçı 2-0’dan 3-2’ye getirerek hem üç puanın sahibi oldu hem de milli araya moralli girdi.
Maça çok kötü başlayan Trabzonspor, daha maçın ilk on dakikasında kalesinde iki şok gol görmesi sonucu maça adeta 2-0 yenik başladı.
Bordo mavililer geçen yılın defansını mumla aranıyor.
Geçen sezon sağ stoper yoktu, sol bek yoktu.
Bu kadar kolay, bu kadar amatörce gol yemiyordu.
Geçen yıl yapılan kadro planlaması maalesef bu sezon devam ettirilemedi.
Bakıyoruz bu sezona 10’un üzerinde transfer yapıldı.
Şu ana kadar yeni transferlerin katkısı beklenilenin çok altında.
Trabzonspor, Cornelius gittikten sonra ön alan baskısını bir türlü yapamıyor.
Bekler hücuma destek veremiyor, kanatlar iyi çalışmıyor.
Orta alanda rakibe baskı uygulayan tek oyuncu Siopis.
Tekrar maça dönersek; 2-0 geriye düşen fırtınayı Trezeguet uyandırdı.
Bu gol bordo mavilileri ateşledi.
Beraberliği yakalamak için sahada olağanüstü bir mücadele vardı ama bir türlü final pasları ve son vuruşlarda istediğini yapamayan bir Trabzonspor izledik.
İnanın aynı pozisyonları Gaziantep yakalamış olsaydı, çok daha rahat gol yapardı.
Trabzonspor, 42. dakikada VAR’ın uyarısı sonucu kazanılan penaltıyı günün kahramanlarından Bakasetas’ın gole çevirmesiyle soyunma odasına 2-2 beraberlikle gitmeyi başardı.
İkinci yarıya bambaşka bir Trabzonspor izleyeme başladık.
Galibiyet için adeta rakip kaleyi ablukaya alan Trabzonspor bir türlü istediği gole kavuşamadı.
Dakikalar ilerledikçe 2-2’yi koruma adına rakip Gaziantep oyunu soğutmak için elinden gelen her şeyi yaptı.
Son dakikalarda yerden kalkmadılar.
Abdullah Avcı yerinde değişiklikleriyle maça damgasını vurdu.
Bir tek ilk yarıda sakatlanan Djaniny yerine ben açıkçası Lahtimi’yi bekledim. Erken değişiklik olduğu için Bardhi’yi tercih etti. Son 15-20 dakika olsa idi belki de Lahtimi tercih edilebilirdi.
Maçın sonları yaklaşıktıkça heyecan daha da artmaya başladı.
Taraftar ‘hadi bir gol’ diyordu.
Takım sağdan soldan ceza sahasına bindirmeleri yapıyordu.
Hatta ceza sahasına çok sayıda orta yapılmasına rağmen bunları birçoğu rakibe ya da dışarıya gitti.
İnanın Cornelius döneminde ceza sahasına bu kadar orta gelmiyordu.
Maçın uzatma dakikalarının sonunda Bartra sahneye çıktı ve hiç kimsenin beklemediği anda attığı kafa golüyle takımını öne geçirmenin sevincini hem takım arkadaşları hem de taraftarıyla birlikte yaşadı.
Maçın bitiş düdüğü ile birlikte sevinç doruğa ulaştı.
Gaziantep bu gole uzun süre itiraz etmesine rağmen sonuç değişmedi ve Trabzonspor zoru başardı. Bordo mavililer 2-0 geriye düştüğü maçı 3-2 kazanarak yeni bir tarih daha yazdı.
Maçın kahramanlarına gelecek olursak; en başa maestro Hamsik’i yazıyorum.
İnanılmaz oynadı. Attığı milimetrik paslar ve oynadığı futbolla Trabzonspor’a gönül veren taraftarlarının kalbinde bir kez daha taht kurdu.
Hamsik’ten sonra Bakasetas, Siopis, Trezeguet maça damgasını vuran oyunculardı.
Ne diyelim güzel bir galibiyet.
Şimdi milli ara.
Milli aranın ardından takımı daha güçlü bekliyoruz.
Haydi hayırlısı.
Kalın sağlıcakla…