Trabzonspor maça büyük takım öz güveniyle başladı. Sahaya yayılımı ve oyun anlayışıyla daha ilk dakikalardan “Ben bu maçı kazanırım” diyordu. Yavaş başladılar, giderek hızlandılar, golleri buldular. İlk golün ardından farkın açılacağı yalnızca Trabzonspor tarafından değil, Samsunsporlu oyuncular ve tribünler tarafından da hissediliyordu.
Ancak Melih maçın tamamen koptuğu bölümde gördüğü kırmızı kartla karşılaşmaya bambaşka bir hikâye yazdırdı! Rakip sana faul yapmış, sen gidip kafa atıyorsun! Sahada hiçbir şeyi şahsileştirme hakkın yok. İzahı yok, mizahı imkânsız! Derbi öncesi kendini de cezalandırarak belki de Trabzonspor’u ödüllendirdi, bilemiyorum . Ancak; olacak iş değil!
Psikolojik eşikti
Trabzonspor devre arasına on kişi ve 3-0 önde girdi. İkinci yarıyı ise tercihlerinden çok mecburiyetleri üzerinden oynadı. Derbi öncesinde kolay kolay yapılamayacak bir savunma provasıydı bu. Alan kapatmayı, birlikte direnmeyi, skoru korumayı sahada çalıştı. Samsunspor baskıyı artırdı, topları direkten döndü ama sonuç alamadı. Trabzonspor’un direnci kırılmadı. Melih, hatasının bedelini takımına ödetmeyen arkadaşlarına tek tek teşekkür etmeli. Bu yalnızca taktik değil, psikolojik bir sınavdı. Kazanan Trabzonspor oldu. Derbi öncesi kritik bir maçta yaşanabilecek hemen her ders yaşandı. Hepsinin not edildiğini düşünüyorum. Trabzonspor kazandı; Melih üzerinden kendisine çıkardığı gereksiz sınavı da geçti.