Bugun...


Ali KOCAMAN

facebook-paylas
OYUN DA BİZİM SKOR DA
Tarih: 23-10-2026 11:23:00 Güncelleme: 23-10-2026 11:23:00


Geçen hafta ligde Beşiktaş'ı mağlup ettiğimiz maçın analizinde oynadığımız futbola dair eleştirilerim, çekincelerim ve tavsiyelerim olmuştu.

Esasında bu sezon oynadığımız hemen bütün müsabakalara dairdi tespitlerim. Bu durum bir müşkülpesentlik değildi. Belki bir eziklikti ya da özlem ve ya öfke.

Bütün meramım kazanırken de kaybederken de, büyük takım hüviyetimizin tahribata uğramasıydı.

Herhangi bir maçı kazanırız da kaybederiz de. Yani telafi edilir. Ama büyük takım olma karakterimizi kaybedersek sonu maskaralıktır, uçurumdur.

Kısaca hatırlayalım, hatırlatalım Beşiktaş maçı sonrası değerlendirmelerimi.

"Bir kere geçiş oyunu denilen sistem büyük takım oyunu değildir demiştim. Hadi hocamız portföy kısırlığından ya da elindeki kadronun donanımından böyle bir tercih yapıyor. Ama bu sistemde de eksiklerimiz, zaaflarımız var. Gereğinden çok pozisyon veriyoruz kalemizde ve az geçiş yakalıyoruz. Çok fazla gömülüyoruz, basit top kayıpları yapıyoruz. Bu durum bizi ezik, mahkum gösteriyor."

Çok değil üç gün önceydi Beşiktaş maçı. Dün akşam da konferans liginde İskoç takımı Hearts ile karşılaştık.

Maç boyu geçişte kalmadık. Sık sık sete döndük. Çok gömülmedik. Çok hatta hiç pozisyon vermedik. Hem sette hem geçişte bolca pozisyon bulduk. Olabildiğince hızlı oynadık. Ve hepsinden önemlisi koştuk, bastık, temas ettik, nefes aldırmadık.

Peki, ne oldu da hatırı sayılır bir rotasyonla başarabildik bu durumu? Kimse rakibimizin güçsüzlüğünden falan hikaye anlatmasın. Hearts takımı ligimizde ilk beşe oynar.

Bu güçlü oyunumuzun ana fikri üç dinamik orta sahayla oynuyor olmamızdı. Tim, Benjamin ve Mendy hem defansa hem ofansa müthiş yardım ettiler, konfor sağladılar.

Tim'i zaten biliyoruz. Muhtemelen Fabinho ile ideal ikilimiz olacak.

Ama Mendy beni şaşırttı dersem yalan olmaz. Trabzonspor kariyerindeki ilk maçı olan Beşiktaş derbisinden beri bu kadar yararlı ve verimli gördüm onu. Birçok laubali hasletinden sıyrılmış. Basit ve rasyonel oynamayı öğrenmiş. Zamanında böyle oynasaydı belki de Fabinho transferine gerek kalmayacaktı. Hatta böyle devam ederse İstanbul'da yapabilir. Bence dün akşamki Mendy ne Fenerbahçe'de var ne Galatasaray'da.

Benjamin bir önceki Avrupa maçında da bu maçta da çok hırslı, istekli ve yararlıydı. Ama asması gereken bir eşik var. Oraları geliştirmeli. Driplingle ya da ikiye birle yaklaştığı rakip ceza alanını artık sarkmalı, sızmalı. Skor üretimine dair istatistiklerini geliştirmeli. Öne pas attığında stabil kalmamalı.

Santraforumuz Dju iyi, has, kreatif ama çok fazla fantastik deneme yapıyor. Bu fantastizm rakip ceza sahasında olabilir bazen. Ama bunu bizim birinci ve ikinci bölgemizde sık sık yapmamalı. Oralarda basit ve çabuk oynamayı denemeli. Gol vuruşları ve pas dokunuşları Djanini’ye ne kadar da benziyor.

Trabzonspor'un mevcut oyunu ve kadrosu konferans ligi finali ya da yarı finali için yeterli değildir. Yerel ve ulusal basında bu yönde yapılan mübalağalar takımı ve camiayı gereksiz beklentilerle strese sokabilir. Lütfen realist olalım. Herhangi bir Türk takımının Avrupa şampiyonluğu hangi segmentte olursa olsun şimdilik mümkün değildir.

Henüz maçın başında sarı kart gören Cabral'ın bu 90 dakikaya sahada tamamlayamayacağını ben ve benim gibi birçok Trabzonspor taraftarı görmüştür. Reis Hocanın görememesi ilginç.

Trabzonspor'umuzun konferans ligindeki esas test maçı Freiburg takımıyla olacaktır. Rizespor maçı ile lige Freiburg maçıyla Avrupa’ya galebe çalmak ümidiyle.

Saygılar efendim.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI