Hepimiz hasbelkader siyaset yapıyoruz ve maalesef kendi adıma vurgulamalıyım ki yapmaktan çok sorgulamakla meşgul olduğum bir alan olarak görüyorum siyaseti.
Kadro ve kalite sorunu olarak da daha önce dile getirdiğim bir alan.
Her gün yazsak, konuşsak zannedersem tatmin olacağımız bir zemin oluşturamayacağız.
Son birkaç gündür Cumhurbaşkanlığı'nın bir kabulü ve bu kabuldeki yemek görüntüleri gündemde.
Yabancı bir heyete verilen bir yemek olmasa bile, Sayın Cumhurbaşkanımız ailesiyle oturup ziyafet çektiğini farz etsek bile bu gizli çekimle kamuoyuna aksettirilmemeli.
Böyle bir konu, olay kamuoyunu meşgul etmemeli.
Zannedersiniz ki Cumhurbaşkanı yemeği kayıt altına aldırmış ve gösteriş amaçlı yayınlatmış.
Evet; ülke ve millet olarak hem iktidar odaklı hem de konjonktürel sorunlarımız var.
Evet; ekonomik olarak bireysel ve toplumsal sıkıntılarımız var.
Ancak buradan "millet aç , Cumhurbaşkanı ziyafet çekiyor" gibi bir siyaset çıkmaz, çıkmamalı..
Her şey siyasetin konusu olmaz, olmamalı.
Muhalefet olarak yerelde ve ulusal bazda iktidarı eleştirecek o kadar çok olay, done, veri, hata ihmal, yolsuzluk varken bunlar üzerinden gündem oluşturamayıp yenen bir yemek üzerinden siyaset üretmek toplum nezdinde "muhalefet yetersizliği" olarak görülmektedir.
Siz bugün bunlar üzerinden siyaset yaparsanız, olur da seçilirseniz aç mı duracaksınız derler insana.
Ya da yabancı bir heyet ağırlandığında "durumumuz yok, yemek ikram edemeyiz" mi diyeceksiniz.
Bu kadar küçük hesaplar yaparak siyaset yapmak ülkeyi de küçültmektir.
Oysa dünya başka bir yere evrildi.
Neden biz uzaya araç göndermiyoruz, neden aşı bulan ülkeler içinde yokuz, neden dünya üzerinde markalarımız yok, üretimde marka bir ülke değiliz neden gençlerimiz işsiz diye soracağımız bir çağda verilen, yenen bir yemeği konu yapmak bir vizyon ve ufuk sorunudur.
İktidarın, siyasetin, muhalefetin topyekûn olarak ele alınması ve kanaatimce hastalıklı haliyle yüzleşmesi gerekmektedir.