Muhtemelen devre arası başvurulan bir materyal olsa gerek.
İlk yarıda oynamadığımız oyun tıpkı dört gün önce Karagümrük maçının ilk yarısı gibi.
Bir takımın bu kadar gamsız, temassız bir oyun oynamaya hakkı yok. Ancak ondan önce bir hocanın bu oyuna 45 dakika göz yumması, müdahale etmemesi asla kabul edilemez.
Trabzonspor bunu çoğu maçta yapıyor ve de hiç ders almıyor.
Top Trabzonspor’da iken çok sorun yok ancak top rakibe geçince Trabzonsporlu oyuncular seyirci moduna geçiyor; rakibi takip yok, rakibe temas yok, rakip takım o kadar rahat çıkıyor ki amatörü bırak, halı sahada bile bu kadar rahatlık yok.
Bir de bu kadar kırılgan bir orta sahayla başlama mecburiyetimiz mi var?
Fountas, Bardi, Pepe gibi oyuncular takım savunmasında hiç tok. Rakip takım çıkarken o kadar rahat çıkmamalı, orta saha da oyundan düşünce bütün yük beklere düşüyor.
Sağ tarafta Maunier önündeki Visca’nın yardımıyla çok baskı yemiyor ancak sol taraf evlere şenlik. Sol önde defansa yardım olmayınca Gaziantep genelde o taraftan oynayarak Arif’ten yararlanmak istedi. Özellikle ilk yarı genel olarak maç boyunca rakip hep hücumda bizim sol tarafı kullandı. Arif soyadı gibi arkada çok boşluk bıraktı. Her ne kadar takım savunma zaafından golleri yemiş olsak da gollerde Arif’in rakibini kaçırmasının da çok büyük etkisi oldu.
Birde ikinci yarı sahaya çıkan takım ilk onbir olarak çıkmalıydı diye düşünüyorum.
Umarım bundan sonraki maçlarda “Kızılcık Çubuğu”na gerek kalmaz.
Maçın iyileri başta Onuachu olmak üzere, Visca, Mendy, Maunier diyebiliriz. Ancak ikinci yarı takım olarak maçı aldık diyebilirim.
Bir de Gaziantepspor’da Draguş küçük takımın büyük topçusu gibi duruyor.
Draguş’tan önce öz be öz Trabzon çocuğu olan Mustafa Eskihellaç’ı tercih ederim.