Bu sihirli üç kelime; bunlardan sabır ve futbol bir araya gelebilir, futbol ve Trabzonspor da bir araya gelebilir.
Ancak; sabır ve Trabzonspor çok zordur. Hele hele de sabır, futbol ve Trabzonspor’un bir araya gelmesi imkânsıza yakın. Dün akşam tam da öyle oldu. Ben dahil ilk yarıda oynanan oyundan hiç memnun olmadık ancak Abdullah Hoca rakibe narkozu verdi önce rakip uyudu sonra Trabzonspor uyudu ekran başında da bizler de uyuduk derken meşhur kızılcık çubuğu devreye girmiş olmalı ki ikinci yarı takımın çehresi tamamen değişti.
Sabır önemli bir kelime, sıkıntı sabredebilmekte. Trabzonspor taraftarı coşkulu futbola alışık bir taraftar, takım ne zaman uyuşuk oyun oynamaya başlasa homurdanmalar da başlıyor.
Abdullah Avcı’nın elindeki malzeme çokta kötü değil, bizim en büyük sıkıntımız önde baskı yapacak bir fizik kalitemiz yok. O nedenle önde baskı yapıp oyunu rakip alana yıkamıyoruz. Bir de temaslı oyunu beceremeyince oyunun kontrolü rakibe geçiyor.
Trabzonspor’un ikinci yarı oynadığı oyun takımın genlerinde mevcut ancak atak oynarken es kaza bir gol yese takım dağılacak.
İlk yarıdaki oyuna hayır, ancak ikinci yarı oynanan oyuna şapka çıkartılır.
Oynanan oyun, elde edilen sonuç Abdullah Avcı’ya yazar.
Yine de bu kadar eleştiriye rağmen takımı Ziraat Türkiye Kupası finalisti yaptı. Beşiktaş ve Trabzonspor hayal kırıklığı yaşadıkları bir sezonda final oynayacaklar.
Maçın iyileri kesinlikle Visca ve Mendy bunlara bir de Uzun zaman oynamayan Umut Bozok diyebilirim ancak gol perdesini açan Onuachu da rakibin hevesini kırdı.
Sonuç olarak her türlü eleştiriye rağmen (çoğu zaman benim de ağır eleştirdiğim) Trabzonspor’u şu an itibariyle lig üçüncüsü yapan ve de kupada finale çıkartan Abdullah Avcı alkışı hak ediyor.
Bir de şu üç büyüklerin maçını ATV’den yayınlayıp Trabzonspor maçını A Spor’dan veren yayıncı kuruluş bu konuda bir açıklama yaparsa kamuoyu aydınlanmış olur…