Kimya okuyan arkadaşlar turnusol kâğıdını hatırlayacaklardır; turnusol kağıdı asit ile reaksiyona girdiğinde kırmızı rengi, baz ile reaksiyona girdiğinde ise mavi rengi alır.
Bu tip maçlar aynen turnusol kâğıdı gibidir, fazla forma şansı bulamayan futbolcular için tam bir test niteliğindedir. Bir maç şans vererek futbolcular hakkında kesin yargıya varmak çok adaletli bir karar olmasa da kupa maçında onbirde şans bulan yedek futbolculardan sınıfı geçen sadece iki buçuk futbolcu var.
Bunlardan kaleci Onuralp, fiziki yetersizliğini gidermek şartıyla Bouchuari ve bir de Sikan…
Bunların haricinde Arif, Serdar, Cihan, Olaigbe bu takımın yedeği dahi olamaz. Diğerlerini saymıyorum bile…
Fatih Tekke’nin Sikan’ı alkışlatmak için son dakikalarda dışarı alıp taraftarlara alkışlatması çok güzel bir uygulamaydı. Burada Fatih Tekke de bir alkışı hak etti.
Fatih Tekke bir oyun şablonu oluşturmuş, yedeklerden oluşan takım bile beceremese de bu oyunu oynamaya çalışıyor. Ancak kaliteli ayaklar olmayınca ‘saldım çayıra mevlam kayıra’ havası hakim oluyor.
Kupada kayıpsız devam edip gruplara kalmak önemli ancak ilk onbir dışında kadro derinliği olmayan bu takıma devre arasında tezi yok, yerli ağırlıklı kaliteli futbolcuların kazandırılması gerekiyor. Aksi halde zirve için çok iyi olan puan avantajımızı hızla kaybederiz.
Böyle bir maçta hakemi eleştirmek çok doğru olmasa da kendisini bir an İngiltere liginde maç yönetiyor zanneden biriyle karşılaştık. Her iki tarafa da çok bariz hatalar yaptı. Bu maçta herhangi bir futbolcunun sakatlanmaması tamamen tesadüf eseridir. VAR olsaydı en az iki kırmızı kart çıkardı herhalde…