Alanya gibi zor bir deplasmandan 4-0’lık bir galibiyetle dönmek her baba yiğidin harcı değildir.
İlk yarıda şampiyon gibi oynayan Trabzonspor bu galibiyetle birlikte en yakın takipçisi Konyaspor’la arasındaki puan farkını 14’e çıkardı.
Maç öncesi bir yandan Hamsik şoku yaşanırken diğer yandan Denswill ve Abdülkadir Ömür’ün hasta oluşları moralleri bozsa da sahada dört dörtlük oynayan bir Trabzonspor izledik. Denswill’in yerine oynayan Ahmetcan hiç sırıtmadı aksine sol ayaklı olmasına rağmen olağan üstü bir mücadele örneği gösterdi. Sadece penaltı pozisyonunda hata yaptı. Onun dışında bana göre kusursuz oynadı.
İlk 11’de oynayan bütün oyuncuları performanslarıyla adeta zirve yaptılar.
İlk 45 dakikada öyle bir Trabzonspor izledik ki herkes hayran kaldı. Herkes iki kişilik oynadı. Sahanın her yerinde rakibine basan ve takım oyununun en güzel örneklerini sergileyen bir Trabzonspor izledik. Kötü oynayan hiç kimse yoktu. Şampiyonluğa inanmış bir hoca ve takımı vardı sahada.
Fırtına rakibine öyle bir baskı kurdu ki adeta rakibine topu göstermedi. Art arta gelen goller sonrası iyice rahatlayan Trabzonspor ilk yarıyı 4-0 önde kapatmanın sevincini yaşadı.
Sahada basmadık yer bırakmayan Cornelius kaleci ile karşı karşıya kaldığı pozisyonu gol yapabilseydi hiç ummadığı bir skorla soyunma odasına gidecekti. Hatta bir topu da direğe takıldı.
Kısacası ilk yarıda kusursuz bir Trabzonspor izledik. İlk yarıyla ilgili keşke diyeceğimiz hiçbir pozisyon yoktu. Alanya gibi dişli bir takıma ilk yarıda tek bir pozisyonun dışında pozisyon vermedi. Bu futbol Trabzonspor’un kalitesini gösterirken ve şampiyonluğu da anasının ak sütü gibi hak ettiği göstermektedir.
İkinci yarıya gelince; bordo mavililer ilk yarı oyunu ve attığı gollerle sonucu aldıktan sonra ikinci yarı sadece idman yaptı diyebiliriz. Kendisini hiç zorlamadı.
İstese farkı da artırırdı ama kendisini zorlamadı.
Bence 4-0’lık net bir skordan sonra sahada mücadele eden futbolcular, kendilerini sıkıntıya sokacak hareketlerden kaçındılar. Doğrusunu yaptılar ve üç puanı dört golle aldılar.
Trabzonspor’un bu büyük başarısında en büyük payı başta kaptanı ve kalecisi Uğurcan’a yazarım. Gerçekten inanılmaz kurtarışlara imza atarak takımına çok büyük katkı sağladı. Alanya maçında da hem penaltı hem de bir pozisyonda rakibine gol izni vermedi. Ne diyelim Allah nazarlardan saklasın.
Artık tünelin uçunda ışık göründü. Bana göre kalan 12 hafta da Trabzonspor iki zor deplasmanı vardı biri Alanya biri de Adana Demirspor maçları. Bundan sonra daha rahat ve daha keyif veren bir Trabzonspor izleyeceğimizi düşünüyorum.
Cuma günü Kayseri maçı var.
Yine seyirci rekorunu kırılacağı bir maç bekliyorum.
Son sözüm Trabzonspor şampiyonluk için geri sayıma geçti.
O sene bu sene.
Haydi hayırlısı diyelim.
Kalın sağlıcakla…