Yıllardır Trabzonspor ile çok büyük başarılar yaşadık ama Başakşehir galibiyetinin tadı kelimelerle ifade edilemez.
Kadro derinliği olmayan ve maç öncesi 11 eksik oyuncusuyla sahaya çıkan Trabzonspor, geçen sezonun şampiyonu Başakşehir’e öyle bir tokat vurdu ki hem 7’de 7 yaptı hem de rakibini ateş hattının içine attı.
İlk yarıya baktığımız zaman Uğurcan, Erce ve Arda’nın hasta olması nedeniyle kaleye geçen liseli Kağan Moradaoğlu, abilerini hiç aratmadı.
Sol bekte Faruk Can ilk kez forma giymesine rağmen son derece başarılı bir performans ortaya koydu.
Topa daha çok sahip olan ve oyun kontrolünü elinde tutan Trabzonspor ilk yarıda rakibine tek bir pozisyon dahi vermedi.
Karadeniz fırtınası bunca eksiğe rağmen sahada böylesine sabırlı ve göze hoş gelen futbolunun üzerine koyarak devam ediyor.
İkinci yarıya Demba Ba’yı alarak çift forvete dönen Başakşehir biraz daha önde baskı kurmaya başlasa da sistem öyle bir oturmuş ki rakibin atakları Trabzonspor defansı arasında eridi gitti.
Hugo-Edgar öyle bir ikili oluşturdular ki aman nazar değmesin. Rakibe bir tane kafa topu vermediler.
Başakşehir maçında, bordo mavililerin tek eksiği bence üçüncü bölgede rakibine gerekli baskıyı kuramamasıydı.
Trabzonspyor, Nwakaeme’yi çok aradı. Nwakaeme bu maçta olsaydı bunca eksiğe rağmen Trabzonspor maçı daha erken de koparabilirdi.
Nwakaeme’nin yerinde oynayan yeni transfer Yunus Mallı, tam olarak hazır olmaması nedeniyle istediği futbolu ortaya koyamadı. Yunus Mallı’nın kalitesi belli, tam hazır olduğunda Berat ve Bakasetas gibi takıma çok büyük katkı sunacaktır.
Sabırlı oynayan Trabzonspor aradığı gole yine maçın son dakikalarında ulaştı. 77. dakikada Yunus Mallı’nın yerine oyuna giren Yusuf Sarı iki dakika sonra öyle bir gole imza attı ki ne yazsak kelimeler yetmez.
Kendi sahasından aldığı topu tam 85 metre götürdü, iki rakibini oyundan düşürüp Mert ile karşı kaldığı pozisyonda topu ağalara gönderdi.
Böyle bir gole şapka çıkarılır. Bu gol sonrası Trabzonspor sevdalılarının şunu sözlerini duyar gibiyim; “Yusuf’um böyle oyna bize yeter”
Maç boyunca Başakşehir’in tek bir pozisyonu vardı. O da Gulbrandsen’in şutuydu. Genç kalecimiz Kağan ayağı ile bu şutu çıkarak rakibine son dakikada gol şansı vermedi.
Her maç kalesinde gol gören, 3-1’den maç veren Trabzonspor artık gol yemiyor. Artık sistem oturmuş, saat gibi çalışıyor.
Bu tarihi başarının mimarı Abdullah Avcı’dır. Kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır.
Trabzonspor ile yatan Trabzonspor ile kalkan, bordo mavi renklere aşık olan bu insanların mutluluğu gerçekten görülmeye değer.
Zirveye bir adım daha yaklaşan Trabzonspor puanını 48’e yükselterek büyük bir başarıya imza attı.
Artık gözler bu hafta Trabzon’da oynanacak olan Fenerbahçe maçına çevrildi.
Geçen haftaki yazımda Trabzonspor, Başakşehir ve Fenerbahçe maçlarını kazanırsa artık önünde kimse duramaz demiştim.
Trabzonspor’un bu çıkışıyla birlikte Fenerbahçe’yi de devirip yeni bir destan yazacağına gönülden inanıyorum.
Sıra sende Fener…