Trabzonspor, iki ayaklı eşleşmenin ilk maçında beklentilerin çok uzağında kaldı. Kasımpaşa maçındaki orta saha kurgusunun verdiği uyarılardan ders çıkarılmış bir Avrupa gecesi beklerken, daha yumuşak bir merkez ve iki uzun santrafor tercihiyle karşılaştık. Dolayısıyla ortaya çıkan oyun da skor da tesadüf değildi.
Hücumun büyük ölçüde Salah’ın bireysel yeteneğine bırakıldığı, takım oyununun yeterince üretemediği bir Trabzonspor vardı. Oysa hazırlık döneminden beri kafalarda oluşan ideal kadro ve özellikle orta sahadaki dinamizm çok uzaklarda değil. Belki bir oyuncu değişikliğiyle çözülebilecek mesele, büyük bir kargaşaya dönüşmüş durumda.
Rakip sert oynadı, doğru. Ama Göztepe hazırlık maçındaki sertliği konuşurken “Bunlar hazırlık maçı, bunlara da hazırlanacaksın” demiştik. Dün ise Trabzonspor rakibinin sertliğine aynı karşılığı veremedi. Avrupa maçının orta sahası Süper Lig’den daha yumuşak olamaz.
Çözümü hemen yeni transferlerde aramak da en kolay yol. Mevcut kadroyla bundan daha dengeli, daha dinamik ve daha güçlü bir merkez kurulabilir. Onana’ya, Salah’a, Onuachu’ya havale edilmiş bir oyun Trabzonspor’u ancak bir yere kadar taşır. Yine de enseyi karartmaya gerek yok. Trabzonspor, Ferencváros’tan daha iyi takım ve deplasmanda bu turu geçebilir. Ama bunun için bazı şeylerin gerçekten değişmesi gerekiyor. Belki de asıl soru şu: Rakibi bu kadar analiz ederken, kendinizi görmeye zaman bulamıyor olabilir misiniz?