Trabzonspor, Ziraat Türkiye Kupası’nda Başakşehir FK’yı mağlup ederek çeyrek finale yükseldi.
Rakibimizin son haftalardaki deli dolu formu, takımımızın geniş rotasyonu gibi parametreler söz konusu olunca maçın sıkıntılı geçeceğini zaten bekliyorduk.
Onana, Oulai, Ounachu, Zubkov, Folcarelli, Nwaiwu gibi altı esas futbolcunun yokluğuna rağmen ilk otuz dakikalık sekans belki de sezonun en tempolu, en dikine, en temaşalı organizasyonuydu.
Özellikle sağda Pina, Muçi, Augusto üçgeni harika işler çıkardılar. Augusto çizgi rolünde ilk defa bu kadar kreatif hikayeler yazdı.
Sağcılarımızın bu resitaline maalesef solcularımız katkı sağlayamadı. Nwakaeme hem kendini hem Mustafa’yı yalnız bıraktı oyunda kaldığı sürece. Tony’nin performans kullanım tarihi geçti maalesef. Sadece klasıyla futbola tutunmaya çalışıyor. Bir parmak bal çalıyor evet ağzımıza ama yan etkileri nedeniyle uzun süre kullanılması sakıncalıdır artık.
Orta sahada Okay yine hücumda nötr savunmada savruk, Benjamin ise önceki maçlara oranla daha derli topluydu. Benjamin’in dar alan refleksleri, dripling kabiliyeti iyi ama üçüncü bölgelerde racon kesemiyor. Daha cesur olmalı, daha çok istemeli. Çünkü mevcut fizyolojisi ile asla defansif kariyer yapamaz, yıldızlaşamaz.
Otuz dakikalık fırtına öndeki kramponların yorgunluğu, arkadakilerin konsantrasyon hataları nedeniyle sona erdi.
Özellikle Saviç’in sakatlıktan çıktığı gibi formsuzluktan da çıkması gerekir. Yoksa Nwaiwu’nun da yokluğunda başımıza çok işler açacak gibi duruyor.
Otuzuncu dakikadan Fatih Hoca’nın oyuna müdahalesine kadar geçen süre boyunca rakibin hegomonyası vardı bütün sahada. Ne çıkabildik ne savunabildik ne kavga edebildik. Özellikle Umut Nayır’ın top tutabilme veya duvar olabilme zafiyeti bu kötü oyunun ön bölümdeki en belirgin faktörüydü.
Fatih Hoca oyuna müdahale ettiğinde henüz konumlanma sağlanmadan yenilen gol talihsizlikti.
Sonra maçın kötülerinden Mustafa’nın harika slalomu ve golü kırılma anı oldu her iki takım için. Mustafa’nın hemen her maç denediği bu aksiyonun nihayet hedefe ulaşması onun adına hatırı sayılır bir teşvik ve tolerans olacaktır diye umuyorum.
Başakşehir FK skor dezavantajıyla bir de eksik kalma olgusu yaşayınca oyundan da düştü kupadan da.
Ayrıca Başakşehir FK’nın bu kadar tekme tokat motivasyonunu anlayamadık. Tabi hakemin hoşgörüsünü de.
Kalecimiz Onuralp’in heyecanını ve acemiliklerini gençliğine verelim derseniz kabul ederim. Tabi ki oynadıkça pişecektir ama yanmaması için desteğe, teşvike ve çok çalışmaya ihtiyacı var.
Takımımızı ve hocamızı tebrik ediyor Kayserispor maçında bu performansın yetmeyeceğini bilmelerini istiyorum…